26 Şubat 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

Alacaklının adi senette faiz isteyebilmesi için takip dayanağı belgede vadenin bulunması ya da borçlunun temerrüde düşürülmüş olması zorunludur.

12. Hukuk Dairesi         2016/32363 E.  ,  2018/4478 K.

Akdi ilişkinin kabul edilmesi, faiz istenebilmesi için yeterli olmayıp, alacaklının faiz isteyebilmesi için takip dayanağı belgede vadenin bulunması ya da borçlunun temerrüde düşürülmüş olması zorunludur. Nitekim 11.12.1957 tarih ve 17/29 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da; adi senette vadenin olması halinde, faizin vade tarihinden itibaren istenebileceği kabul edilmiştir (HGK.nun 22.03.2000 tarih ve 12-706/181 sayılı kararı da aynı yöndedir). Senette vade yok ise, alacaklı tarafından borçlunun takip tarihinden evvel temerrüde düşürüldüğünün İİK.nun 68.maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatı zorunludur.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine protokole dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, borçlunun, icra dairesinin yetkisine ve temerrüde düşürülmediğini ileri sürerek faize itiraz ettiği, alacaklı tarafından, itirazın kaldırılması talebiyle icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece verilen yetkisizlik kararının Dairemizin 22/01/2015 tarih ve 2014/27209 E.- 2015/1594 K. sayılı kararıyla takibin para alacağına ilişkin olduğu ve borçlunun akdi ilişkiye itirazının bulunmadığı gerekçesiyle mahkemenin yetkili olduğu, diğer itiraz sebeplerinin incelenmesiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği yönünde mahkeme kararının bozulduğu ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
Akdi ilişkinin kabul edilmesi, faiz istenebilmesi için yeterli olmayıp, alacaklının faiz isteyebilmesi için takip dayanağı belgede vadenin bulunması ya da borçlunun temerrüde düşürülmüş olması zorunludur. Nitekim 11.12.1957 tarih ve 17/29 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da; adi senette vadenin olması halinde, faizin vade tarihinden itibaren istenebileceği kabul edilmiştir (HGK.nun 22.03.2000 tarih ve 12-706/181 sayılı kararı da aynı yöndedir). Senette vade yok ise, alacaklı tarafından borçlunun takip tarihinden evvel temerrüde düşürüldüğünün İİK.nun 68.maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatı zorunludur.
Somut olayda, alacaklı taraf, takipte … Protokolü” başlıklı belgeye dayanmış olup, anılan belgede ödeme günü olmadığı gibi, icra takibinden önce borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin alacaklı tarafından İİK.nun 68.maddesinde belirtilen nitelikte bir belge de sunulmuş değildir.
O halde, mahkemece, istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.’nun 366. ve HUMK.’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 35,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.Başkan