25 Haziran 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

CEZA EVİ YAPI HARCINDAN MUAFİYET ŞARTI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12 . Hukuk Dairesi Dosya No:2019/1719 Karar No:2020/939 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Esas No :2020/4920 Karar No : 2021/146

İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilince İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2009/4586 sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takibe başlanıldıktan sonra Denizli 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/63 sayılı dosyasında ipotekli taşınmaz malikinin iflasına karar verildiğini ve Denizli 5. İflas Müdürlüğünün 2013/2 sayılı dosyasının açıldığını, İİK 185. madde uyarınca rehin hakkı sahibi olarak takibe devam edilip taşınmazın satıldığını, ipotekli taşınmaz maliki müflis olduğundan %11,38 yerine %4,55 oranında tahsil harcı alınması, ceza evi harcı ile gayri nakdi alacaktan tahsil harcı alınmaması gerekirken harç alınmasının doğru olmadığını, her ne kadar satış ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip dosyasında gerçekleşmiş ise de bu işlem İİK 185. maddede belirtilen yetki çerçevesinde gerçekleştiğinden, iflas masasına intikal eden müflise ait malların paraya çevrildiği gerçeğini değiştirmeyeceğini, kaldı ki ihale bedelinden müvekkilinin alacağı ödendikten sonra arta kalan miktar olursa iflas alacak kaydı yaptıran alacaklılara % 4,55 tahsil harcı kesilerek ödeneceği ,2548 sayılı yasanın 1/1 Maddesi; “İcra dairelerince miktar ve kıymeti muayyen olan ilâmlı ve ilâmsız alacaklardan tahsil olunan paranın % 2’si ve kıymeti muayyen olmayan ilâmların icrasından tahsil harcının yarısı nispetinde harç alınır. Maktu harçlar ilâmın icraya konulduğu zaman peşin olarak alınır.” hükmü bulunup ceza evi yapı harcının tahsil edilebilmesi için, icra dairelerince münhasıran ilamlı ve ilamsız bir alacağın takip ve tahsili gerekli bulunduğunu, müflise ilişkin malvarlığının paraya çevrilmesi söz konusu olduğundan, “iflas halinde tahsil olunan paraların dağıtımında ceza evi harcı kesileceğine” dair bir hükümde bulunmadığından, müflisin satılan malvarlığından yapılan ödemeler için ceza evi harcının alınamayacağını ileri sürerek müdürlük kararının kaldırılmasını, yasaya aykırı tahsil edilen tutarların müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Dava hasımsız açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İzmir İcra Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde şikayetin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ipotekli taşınmazın satışının İİK’nun 185.maddeye göre istenmediğinden bahisle şikayetin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından ipotekli taşınmaz maliki ve kredi borçlusu aleyhine İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2009/4586 esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine başlandığını, bu icra takibine başlandıktan sonra Denizli 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/63 Esas sayılı dosyasından 12/09/2013 tarihinde ipotekli taşınmaz maliki olan Denya Plastik San. Ve Tic. Ltd. Şti’nin iflasına karar verildiğini, müflis ve ipotekli taşınmaz maliki Denya Plastik San. Ve Tic. Ltd. Şti.için Denizli 5. İflas Müdürlüğünün 2013/2 iflas sayılı dosyasının açıldığını, verilen iflas kararından sonra İİK 185 hükmü gereğince rehin hakkı sahibi olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine devam edildiğini ve ipotekli taşınmazın satılarak paraya çevrildiğini, cebri icra yolu ile paraya çevrilen ipotekli taşınmazın maliki müflis olduğundan icra müdürlüğü tarafından bu husus dikkate alınarak % 11,38 yerine % 4,55 oranında tahsil harcının alınması ve cezaevi yapı harcı ile gayri nakit alacaktan kaynaklanan tahsil harcının ise hiç alınmaması gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın aksi yönde yapılana icra müdürlüğü işleminin kaldırılması talebinin reddinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, 2548 sayılı yasanın açık hükmü gereğince müvekkili bankadan cezaevi yapı harcı alınmasının yasaya aykırı olduğunu beyanla, istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2009/4586 sayılı dosyasında, alacaklı Yapı Kredi Bankası tarafından borçlular aleyhine 1.019,147,05-TL’nin tahsili 23.395,00-TL’nin gayri nakdi teminatın depo edilmesi istemiyle ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takipte, borçlular hakkında 12/09/2013 günlü iflas kararının dosyaya sunulduğu, alacaklı tarafça takibe devam edildiği, kıymet takdiri yapıldığı, satış talep edildiği, taşınmazın 1.201,000,00-TL bedelle alacaklı bankaya ihale edildiği,ihalenin kesinleştiği, müdürlükçe 06/05/2019 günü 1.071,072,05-TL üzerinden %11.38 tahsil harcı ile %2 cezaevi harcı alınmasına karar verilip 118.641,29-TL + 3.246,71-TL tahsil harcı ile 570,60-TL cezaevi harcının alındığı, ihale alıcısı alacaklı banka adına tapuya tescil yapıldığı görülmüştür.
İİK 185. maddeye göre üzerinde rehin bulunan mallar rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı mahfuz kalmak suretiyle, masaya girer ve iflas idaresi tarafından en yakın ve münasip zamanda paraya çevrilip muhafaza ve satış masrafları çıkarıldıktan sonra rehinli alacaklıya hakkı verilir. Ancak rehin sahibi alacaklı istediği takdirde iflastan sonra da masaya karşı rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. İİK 193/4. maddesinde rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonrada takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilir, satış bedeli 151. maddeye göre rehinli alacaklılara paylaştırılır, artan kısım iflas masasına intikal eder. Şu kadar ki, takip alacaklısı, iflastan önce başlamış olduğu rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takipten vazgeçerek, rehinin 185. maddeye göre satılmasını isteyebilir.
Öncelikle belirtilmelidir ki; harç, yapılan bir hizmet karşılığı olarak devletin aldığı paradır. Medeni Usul Hukukunda olduğu gibi, icra hukukunda da harç ve giderler sonuçta haksız çıkan tarafa yükletilir.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/b maddesine göre, tahsil harcı, alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 15. maddesi ise, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bütün harç ve masrafların borçluya ait olduğunu, bunların neticede ayrıca hüküm ve takibe hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunacağını öngörmektedir.
Harçlar Kanunu’nun 32. maddesine göre, ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf ödeyebilir ve ödenen bu para sonuçta ayrıca bir isteğe gerek olmaksızın hükümde nazara alınır.
Değinilen bu kanun hükümlerine göre, tahsil harcının sorumlusu daima borçludur (İcra ve İflas Kanunu, md.15). Bu harcın, Kanun (492 sayılı Harçlar Kanunu md.28/b) gereği icra dairesince alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilmesi, sorumlusunun borçlu olduğu yönündeki düzenleme bakımından sonuca etkili olmayıp, borçlunun söz konusu sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Borçlunun borcu, yatırılan paradan kesilerek ödenen tahsil harcı kadar devam edeceğinden, alacaklının kesilen harç miktarı kadar takibe devam hakkı vardır. Yani alacaklı, gerçekte borçlunun sorumluluğu altında bulunan ve ancak yatırılan paradan kesilen tahsil harcını borçludan alma hakkına sahiptir. Zaten alacağın tamamı karşılanana kadar tahsilata devam edilir.
Bu düzenlemelere paralel olarak; Hukuk Genel Kurulu’nun 22/09/2004 tarih ve E:2004/12-491 K:2004/413 sayılı kararında da, paranın tahsili anında Devletin harçla ilgili kaybını önlemek ve Harçlar Kanunu’nun 128. maddesindeki memur mesuliyetini azaltmak amacı ile ilerde borçludan alınmak üzere, tahsil harcının, ödeme yapıldığı sırada alacaklıdan alınacağı belirtilmiştir.
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 22/02/2008 tarih ve B.03.0.HİG.0.00.00.03-153-3-5051 sayılı genel yazısı ile; “Cezaevi yapı harcı, özel nitelikte olan 2548 sayılı Kanuna dayanılarak tahsili gereken bir harç çeşidi olup, kanunlarında özel olarak ceza evi yapı harcından muaf olduğu belirtilen kurumlar dışında hiçbir istisna ve muafiyet söz konusu olmadığının” bildirilmesi, MGBGGM. 28/11/1989 tarih, 127252-8/70219 sayılı mütalaası ve HİGM. 05/12/1989 tarih, 47590 sayılı mütalaasında; “492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesinde;” Genel bütçeye dahil idarelerin bu Kanun’un 1 ve 3 sayılı Tarifelerine giren bütün işlemleri harçtan muaf” tutulmuş, ancak, yargı harçlarına ilişkin (1 ) sayılı Tarife ile vergi yargısı harçlarına ilişkin (3) sayılı Tarife kapsamına 2548 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre tahsili gereken cezaevi yapı harcı dahil edilmediğinden, hazinenin alacaklı olduğu takip dosyalarında da 2548 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca ceza evi yapı harcı alınması gerektiği, 492 sayılı Kanun’la getirilen muafiyetin cezaevi yapı harçlarına teşmil edilemeyeceğine” dair görüş ve G.G.M. 25/02/1957 tarih 2111270 sayılı mütalaada “İcra dairelerince her ne surette olursa olsun, ödeme veya icra emrinin tebliğ edilip edilmediğine bakılmaksızın % 2 nispetinde cezaevi yapı harcı tahsili gerekir. ” görüşü dikkate alınarak ve 2548 sayılı Cezaevleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun’un 1. maddesinde: “İcra dairelerince miktar ve kıymeti muayyen olan ilâmlı ve ilâmsız alacaklardan tahsil olunan paranın % 2’si ve kıymeti muayyen olmayan ilâmların icrasından tahsil harcının yarısı nispetinde harç alınır.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, alacaklı tarafça iflas idaresinden ipotekli taşınmazın İİK 185. maddeye göre satılmasının istenmediği, İİK 193.maddeye göre takibe devam edildiği, satışın iflas hükümlerine göre yapılmadığı bu duruma göre icra dairesi tarafından tahsil olunan paradan, %11,38 tahsil harcı ile % 2 oranında cezaevi harcı alınması işleminde usule aykırılığın olmadığı, şikayetin reddine dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İzmir 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 23/05/2019 tarih, 2019/286 E, 2019/369 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1- b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE ,
2- Alınması gerekli 54,40 TL İstinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL’nin mahsubu ile bakiye 10,00 TL harcın istinaf edenden tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4- HMK 333. madde gereğince kararın kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
5- Kararın taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nun 361 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/06/2020

  1. Hukuk Dairesi 2020/4920 E. , 2021/146 K.

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 59,30 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 12/01/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.