2 Mart 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

İLAMLARIN İNFAZI

12. Hukuk Dairesi         2020/918 E.  ,  2020/6250 K.

İlamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi ve gerekse icra mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E. -1997/776 K.; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 E.-2006/85 K.; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 E.- 2008/453 K. sayılı ilamları).

12. Hukuk Dairesi         2020/1728 E.  ,  2020/2103 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi


Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Alacaklı vekili tarafından borçlular aleyhine başlatılan ilama dayalı takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, takibe dayanak ilamda müteselsil sorumluluğa ilişkin açıklamaya yer verilmediği halde borcun tamamından sorumlu olunacak şekilde takip yapıldığını ileri sürerek takibin iptali talebinde bulunduğu, mahkemece, şikayetçi borçlunun takibe konu borçtan 1/3 oranında sorumlu olduğundan, şikayetin bunu aşan kısım yönünden kabulüne, icra emrinin düzeltilmesine karar verildiği, kararın alacaklı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
İlamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi ve gerekse icra mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E. -1997/776 K.; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 E.-2006/85 K.; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 E.- 2008/453 K. sayılı ilamları).
Somut olayda; takip dayanağı … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25/04/2018 tarih ve 2014/450 Esas 2018/580 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; “Davanın davalılar …. ve…. yönünden kısmen kabulü ile 1.178.781,80 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte adı geçen davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, … 9.980,65 TL yargılama gideri ile … 20.493 TL harcın …. ve ….’dan alınarak davacıya ödenmesine, … 59.313,45 TL ücreti vekaletin davalılar ….’dan alınarak davacıya ödenmesine, …” karar verildiği, mahkemenin 23/01/2019 tarihli Tavzih kararının incelenmesinde; “… gerekçede açıkça müteselsil sorumluluk ön görüldüğü yazıldığından … 25/04/2018 tarihli hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde … ibaresinden, 4, 5 ve 7 numaralı bentlerinde … ibaresinden sonra gelmek üzere ‘müteselsilen’ kelimesinin eklenmesine, bu suretle davacı lehine takdir edilen alacak, masraf, vekalet ücreti ve tahsil edilecek harcın davalılar
…’dan müteselsilen tahsiline karar verildiği belirtilmek suretiyle hükmün tavzihine, …” karar verildiği görülmektedir.
Yargılamanın ilk derece ve istinaf aşamalarında, mahkemece dayanak ilamın takip talebine uygun şekilde tavzihi ile, borçluların müteselsil sorumluluğuna hükmedildiği anlaşılmış olup mahkeme hükmünün aynen infazına ilişkin zorunluluğun tavzih hükmünü de kapsadığı göz önüne alındığında, borçluların hüküm altına alınan borçtan müteselsilen sorumlu oldukları, bu durumda da dayanak ilamın takip talebine uygun hale geldiği anlaşılmaktadır.
O halde, borçlular hüküm altına alınan borçtan müteselsilen sorumlu olduklarından mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de, istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekmiştir
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 16/10/2019 tarih ve 2019/1542 E. – 2019/2061 K.sayılı istinaf talebinin reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, … 8. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 22/04/2019 tarih ve 2019/63 E. – 2019/370 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02/07/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.