18 Temmuz 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

Teminat mektubunu haksız paraya çevirmede ticari itibar

11. Hukuk Dairesi         2014/159 E.  ,  2014/6730 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : DÖRTYOL 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/09/2013
NUMARASI : 2013/564-2013/37

Taraflar arasında görülen davada Dörtyol 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/09/2013 tarih ve 2013/564-2013/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin 25.06.2004 tarihli protokolle Habur Gümrük Müdürlüğü’nde devam eden bir kaç hukuksal sorun ayrık tutularak sonlandırıldığını, protokol uyarınca gümrük müdürlüğünce eksik ve fazlalıklar ile ilgili kesin karar verilinceye kadar ve konuyla sınırlı olarak davalıya teminat mektubu verildiğini, ancak gümrük müdürlüğünün tahsilata ilişkin bir kararı bulunmadığı halde davacının 150.000.00 TL bedelli teminat mektubunu amacı dışında nakte çevirerek protokolü ihlal ettiğini, davalının sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı bu davranışının davacıyı zarara, uğrattığını, protokol hükümleri uyarınca verilen diğer teminat mektuplarının da davalı tarafından paraya çevrilmesi ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, nakte çevrilen teminat mektubu bedeli olan 150.000.00 TL’nin 22.06.2005 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, davalının uhdesinde bulunan 75.000.00 TL ve 158.000.00 TL bedelli teminat mektuplarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarında ‘fuel oil’, ‘gasoline’ ve ‘LPG’ taşımasına ilişkin üç ayrı sözleşme bulunduğunu, nakte çevrilen teminat mektubunun fuel oil taşıma sözleşmesinin teminatı olarak alındığını, 25.06.2004 tarihli protokolün imzalanmasından sonra İsdemir Gümrük Müdürlüğü’nün talebiyle davacının 131.959,53 TL tutarında gümrük vergi borcu ve cezasını ödediklerini, öte yandan davacının teslim aldığı ancak gümrük çıkışını yapmadığı emtia nedeniyle davacıdan 23.878,41 TL emtia bedeli alacakları bulunduğunu, iptali istenen diğer teminat mektuplarının gasoline ve lpg sözleşmelerinin teminatı olup, sözleşmeler sona ermediğinden sözleşmelerden kaynaklanan riskin devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiş, daha sonra savunmasını ıslahla davacıdan olan 155.837,960 TL alacağın takas ve mahsubunu talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalının teminat mektubunu sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak nakte çevirmesinin müvekkilinin banka nezdindeki kredibilitesinin düşmesine ve ticari itibarının zedelenmesine neden olduğunu ileri sürerek 15.000.00 TL manevi tazminatın 25.06.2004 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, protokolde belirtilen riskler devam ettiği halde davacının teminat mektubunun süresini uzatmadığını, süresi sona ermek üzere olduğundan teminat mektubunun paraya çevrilmek zorunda kalındığını savunmuş, karşı davasında ise, davacı adına gümrük müdürlüğüne yaptıkları ödeme ve davacının taşımak üzere teslim aldığı ancak gümrük çıkışını yapmadığı emtia bedeli nedeniyle alacaklı bulundukları 155.837,76 TL’nin 23.06.2005 tarihinden itibaren faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında uzun süreden beri devam eden nakliye sözleşmelerinin bulunduğu, Irak SOMO’dan D.Dörtyol’a Fuel oil tahliyesine ilişkin nakliye sözleşmenin 25.06.2004 tarihli protokol ile bir kısım işler ayrık kalmak üzere sonlandırıldığı, D.Petrol Ürünleri A.Ş. tarafından protokol uyarınca verilen 150.000,00 TL teminat mektubunun protokole aykırı bir şekilde 22.06.2005 tarihinde paraya çevrildiği, D. Petrol Ürünleri A.Ş’nin ise karşı tarafın nakliye sözleşmesine aykırı teslimatlarda bulunması sebebiyle Gümrük müdürlüğüne 155.360.21 TL ödeme yaptığı, teminat mektuplarının paraya çevrilmesiyle davacı Ö. Otomotiv San. A.Ş’nin ticari itibarının zedelendiği, dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki hukuki ilişki devam ettiğinden teminat mektuplarının iade edilemeyeceği, Ö. Otomotiv San. A.Ş’nin karşı davanın açılmasından önce D. Petrol Ürünleri A.Ş. tarafından usulünce temerrüte düşürülmediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davanın kabulüne, birleşen davadaki karşı davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı (birleşen davada karşı davacı) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Birleşen dava, davacı Ö. O. San. A.Ş. tarafından 25.6.2004 tarihli protokol uyarınca davalı D.Petrol Ürünleri A.Ş’ye verilen teminat mektubunun protokol hükümlerine aykırı olarak nakte çevrilmesi nedeniyle manevi tazminat istemine yönelik olup mahkemece davacının ticari itibarının zedelendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, teminat mektubunun riskin gerçekleşmesi nedeniyle muhatabın talebi üzerine garanti veren banka tarafından nakte çevrilmesi fiili taahüt edilen lehdarın ticari itibarını zedelemez. Zira teminat mektubunun paraya çevrilmesi ilgili bankaca sadece teminat mektubu nedeniyle ödenen miktar yönünden garanti veren banka tarafından davacıya rücu imkanı verir. Yoksa ticari senetlerde olduğu gibi protestonun Merkez Bankası bültenlerinde yayımlanmasını ve davacının kredi itibarının tüm bankalar nezdinde sarsılmasını gerektirmez. Bu nedenle mahkemece ne suretle davacının kişilik haklarının ihlal edildiği açıklanmadan manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3-Birleşen davada, davalı-karşı davacı ise davacı-karşı davalının sebebiyet verdiği ve taraflara tahakkuk ettirilen gümrük cezalarını ödediğini bildirerek ödenen meblağın davacı-karşı davalıdan ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Mahkemece bu talep yönünden davanın kabulüyle dava tarihinden itibaren davalı-karşı davacı yararına faize hükmedilmiş ise de davacı-karşı davalının taraflar arasındaki taşıma
sözleşmelerine aykırı eylemleri aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiğinden davalı-karşı davacı yararına ödemiş olduğu gümrük cezaları yönünden istem gibi ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karşı dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm, davalı (birleşen davada karşı davacı) vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı (birleşen davada karşı davacı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı (birleşen davada karşı davacı) yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, istek halinde aşağıda yazılı 2,602,77 TL harcın temyiz eden davacı karşı davalıya iadesine, 07/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.