5 Mart 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

HACİZ TARİHİNDE BORÇLU ADINA KAYITLI TAŞINMAZA KONULAN HACZİ KESİNLEŞMİŞ TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI ETKİLEMEZ

12. Hukuk Dairesi         2016/4018 E.  ,  2016/17517 K.

haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar verilip kesinleşmesi halinde dahi, bu kararın, haciz tarihindeki mülkiyet durumuna etkisi olmaz. Nitekim, tapudaki haczin kaldırılması yönünde bir hüküm taşımaması halinde, tescil kararı hacizden sonra verildiğinden, haczin kaldırılması istemi, 3. kişinin genel mahkemede açacağı davada tartışılabilir ve dolayısıyla bu karar sebebiyle ihalenin feshine hükmedilemez.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklılar tarafından borçlu … hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yürütülen icra takibinde, şikayetçi 3. kişi …’nin, diğer fesih sebepleri ile birlikte ihale konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu ve borçlu kooperatif ile alacaklıya da herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek 4367 sayılı parsel üzerindek…bağımsız bölüme ilişkin olarak gerçekleştirilen ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, ihale tarihinden önce … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen mülkiyetin tespitine dair ilam gereğince ihaleye konu taşınmazın şikayetçiye ait olduğunun belirlendiği, şikayetçinin borçluya da borcunun bulunmadığı, bu itibarla, borçlu kooperatifin borcundan dolayı taşınmazın satılmasının usulsüz olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda, mahkemece, yukarıda belirtildiği üzere, Asliye Hukuk Mahkemesi ilamı ile şikayet konusu taşınmazın mülkiyetinin üçüncü kişiye ait olduğunun tespitine karar verildikten sonra satışa çıkarıldığı gerekçesi ile ihalenin feshi isteminin kabul edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, mahkemenin, gerekçesine esas aldığı …sliye Hukuk Mahkemesi’nin 01.06.2007 tarih ve 2006/100 E.-2007/94 K. sayılı kararı, bir tespit kararı niteliğinde olup, anılan ilam, taşınmazın tapu kaydının iptali ve tesciline yönelik bir hüküm içermemektedir. Bu nedenle de, taşınmazın mülkiyeti halen borçlu kooperatife ait bulunmaktadır. Öte yandan, söz konusu taşınmazın tapu kaydına konulan haciz 13.12.2005 tarihli olup, belirtilen tarihte, taşınmazın borçlu kooperatif adına kayıtlı bulunduğu açıktır. Bu durumda, icra müdürlüğünce haciz işlemi yapılırken, bir başka ifadeyle, haciz tarihinde, borçlunun taşınmazın kayden maliki bulunması zorunlu ve yeterli olduğundan yapılan haciz işlemi de geçerliliğini korumaktadır. Diğer taraftan, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin mülkiyetin tespitine ilişkin ilamında, söz konusu haczin kaldırılması yönünde verilmiş bir karar da bulunmadığına göre, salt tespit hükmü içeren karara dayanılarak ihalenin feshine karar verilmesi doğru değildir.

Ayrıca belirmek gerekir ki, haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz için 3. kişinin açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar verilip kesinleşmesi halinde dahi, bu kararın, haciz tarihindeki mülkiyet durumuna etkisi olmaz. Nitekim, tapudaki haczin kaldırılması yönünde bir hüküm taşımaması halinde, tescil kararı hacizden sonra verildiğinden, haczin kaldırılması istemi, 3. kişinin genel mahkemede açacağı davada tartışılabilir ve dolayısıyla bu karar sebebiyle ihalenin feshine hükmedilemez.
O halde, mahkemece, şikayetçi tarafından ileri sürülen diğer fesih nedenlerinin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.