25 Haziran 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmeden yeniden kıymet takdiri isteme şartları

İİK'nun 128/a-2. maddesi gereğince, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Ancak, doğal afetler ve imar durumu gibi çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hallerde yeniden kıymet takdiri istenebilir.

12. Hukuk Dairesi         2011/22710 E.  ,  2012/7781 K.

MAHKEMESİ : Düzce İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/05/2011
NUMARASI : 2010/502-2011/228

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İhalenin feshi istenilen taşınmaz hakkında icra müdürlüğünce belirlenen kıymet takdirine itiraz edilmesinden sonra, Düzce İcra Hukuk Mahkemesi’nce mahallinde 17.07.2008 tarihinde keşif yapılarak bilirkişiden taşınmazın değeri ile ilgili rapor alınmıştır. Daha sonra aynı mahkemenin 2008/2-350 sayılı kararı ile satışın bilirkişi raporunda belirtilen 57.800 YTL üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
İİK’nun 128/a-2. maddesi gereğince, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Ancak, doğal afetler ve imar durumu gibi çok önemli değişiklikler meydana getiren benzer hallerde yeniden kıymet takdiri istenebilir.
Hukuk Genel Kurulu’nun 26.02.1992 tarih ve 1992/4-70 Esas, 1992/130 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, İİK’nun 128. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin başlangıcı, sonradan kesinleşmesi koşulu ile kıymet takdirinin fiilen yapıldığı (keşif) tarihidir.
Somut olayda, taşınmazın bilirkişi tarafından görüldüğü, 17.07.2008 tarihinden itibaren henüz 2 yıllık süre geçmeden ve İİK’nun 128/a-2. madde koşulları da gerçekleşmeden, alacaklı vekilinin 09.04.2010 tarihli isteminin icra müdürlüğünce kabul edilerek, 20.04.2010 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen 47.486,00 TL üzerinden ihaleye gidildiği ve taşınmazın 1. artırmada 37.500 TL bedelle satıldığı görülmektedir. İcra müdürlüğünce düşen bu değer üzerinden satışın yapılması borçlu aleyhine sonuç doğurduğundan ihalenin feshine karar vermek gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.