25 Haziran 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

İpotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz

ipotekli taşınmaz maliklerine icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekir. Bu husus kamu düzeninden ve ilamlı takip yapma şartı olup, İİK'nun 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tâbidir

12. Hukuk Dairesi         2019/4879 E.  ,  2020/2455 K.

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK’nin 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından birleşen dava davacısı … vekilinin bu yöndeki isteğinin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi:
2-Borçlu … ile ipotek malikleri …, … vekili ve birleşen dava davacısı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE;
3- Alacaklı……A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibine karşı borçlu şirket ile ipotek malikleri ve birleşen dava davacısı ipotek malikinin icra mahkemesine başvurularında; sair şikayetleri ile birlikte, taraflarına alacağın muaccel kılındığına dair usulüne uygun ihbar yapılmadığını,ihtarname içeriğinin yasanın aradığı şartları taşımadığını,talep edilen borç miktarının fazla olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece; şikayetin kısmen kabulü ile aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda icra emrinin düzeltilmesine karar verildiği, borçlu şirket ve ipotek malikleri tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ipotek maliki … yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,ipotek maliki …’na hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesi ile aleyhine başlatılan takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
İpotek veren taşınmaz maliki üçüncü kişiye, İİK’nun 150/ı maddesi gereğince hesap özeti gönderilmesi zorunluluğu bulunmamakta ise de; ipotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi, yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında icra takibi başlatılamaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki, İİK’nun 150/ı maddesinin son cümlesi; “Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması, Türk Medeni Kanunu’nun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer” hükmünü içermektedir.
Anılan madde hükmü gereğince, ipotekli taşınmaz maliklerine icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adreslerine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekir. Bu husus kamu düzeninden ve ilamlı takip yapma şartı olup, İİK’nun 16/2. maddesi gereğince süresiz şikayete tâbidir ve mahkemece re’sen nazara alınmalıdır.
Yukarıda anılan yasal düzenlemelere göre, İİK’nun 150/ı maddesi kapsamında ipotekli takip yapılabilmesi ve icra emri gönderilebilmesi için, asıl borçlu ve ipotek veren taşınmaz malikleri 3. kişilere, ihtarnameye ilişkin tebligatın İİK’nun 68/b koşullarında yapılmış sayılması gerekir.
Somut olayda; takip dayanağı belgelerin incelenmesinden, ipotek maliki …’nun ipotek senedi ve kredi sözleşmesinde bildirilen adresinin “Cumhuriyet ….. olduğu, hesap kat ihtarının tebliğe çıkartıldığı adresin ise ……….” olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bu iki adresin farklı adresler olduğundan bahisle adı geçen yönünden takibin iptaline karar verilmiş ise de takip dosyasının incelenmesinde, ipotek maliki …’na çıkartılan ödeme emri tebligatındaki adres ile Uyap.tan yapılan araştırma sonucunda tespit edilen mernis adresi ……” olup,esasen ipotek senedinde ve kredi sözleşmesinde bildirilen adres ile hesap kat ihtarının tebliğe çıkartıldığı adresin farklı adresler olmadığı, hesap kat ihtarının tebliğe çıkartıldığı adresin borçlu adresi olduğu anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, hesap kat ihtarının ipotek maliki …’na usulüne uygun tebliğ edildiğinin kabulü gerekir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesi’nce, istinaf başvurusunun tüm istinafa başvuranlar yönünden HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 07.11.2018 tarih ve 2018/1072 E. – 2030 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10/03/2020 gününde oy birliğiyle karar verildigününde oy birliğiyle karar verildi.