26 Şubat 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

MİRASBIRAKANIN ALT SOYU YOK İSE

14. Hukuk Dairesi         2020/1998 E.  ,  2020/8865 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.11.2011 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istenmesi üzerine Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20/12/2019 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, yetki belgesine dayanılarak açılmış mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/141 Esas sayılı dosyasından aldıkları yetkiye dayanarak; davalı …’nın, müvekkillerine ve mirasbırakan … aleyhine … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/141 Esas sayılı dosyasında tasarrufun iptali davası açtığını, bu davanın yargılaması sırasında … ölünce, davalı …’nın belirtilen dava dosyasından aldığı yetki belgesi ile mirasbırakan …’ye ait … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1740 Esas sayılı mirasçılık belgesini aldığını, mirasçılık belgesinde mirasbırakan …’nin tek mirasçısı olarak Maliye Hazinesine pay verildiğini, oysa ki mirasbırakan …’nin anne tarafından mirasçıları bulunduğunu, bu nedenle … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1740 Esas sayılı mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu, … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/141 Esas sayılı tasarrufun iptali davasında taraf teşkilinin doğru sağlanabilmesi için mirasbırakan …’nin mirasçılarının doğru tespit edilmesi gerektiğini belirterek … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.08.2011 tarihli ve 2010/1740 Esas, 2011/939 Karar sayılı mirasbırakan …’nin tek mirasçısının Maliye Hazinesi olduğuna dair mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemiştir.
Davalı … vekili, mirasbırakan …’nin tüm mirasçılarının … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1860 Esas sayılı davasında mirası reddettiklerini belirterek tek mirasçının Maliye Hazinesi olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine dair verilen hüküm, davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 11.01.2016 gün ve 2015/5473 Esas, 2016/62 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkeme, bozma ilamına uyarak yaptığı yargılama sonucunda davanın reddine karar vermiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 598. maddesinde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; mirasbırakanla mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir.
Bu tür davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu olgunun sonucu olarak bu tür davalar sonucunda verilen hükümler kesin hüküm oluşturmadığı gibi, hatalı oldukları öne sürülerek her zaman için iptalleri de istenebilir.
Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda “taraflarca hazırlama ilkesi” geçerlidir. Hakim tarafların talepleriyle bağlı olup talepte bulunan tarafın iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re’sen araştırma ilkesi egemendir.
Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin davada irs ilişkisi kural olarak nüfus kayıtları ile ispat olunur. Nüfus kayıtları belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle tabi değildir. (TMK md.7)
Türk Medeni Kanunu’nun 29. maddesi hükmünde; bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, TMK’nın 30. maddesinde doğum ve ölümün nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde gerçek durumun her türlü delille kanıtlanabileceği açıklanmıştır.
Mirasçılık belgesinin iptali halinde, hukuksal durumlarının etkilenmesi söz konusu olabileceğinden iptali istenilen mirasçılık belgesinde hak sahibi olarak gösterilen kişilerle, davadan önce ölmüş ise bunların tüm mirasçılarının davada taraf olarak gösterilmesi, yine davalılardan herhangi birinin yargılamadan sonra ölmesi halinde de davanın mirasçılarına yönlendirilerek mirasçılar aleyhine sürdürülmesi, hükmün de mirasçı oldukları gösterilerek mirasçılar hakkında verilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 575. maddesinde, mirasın miras bırakanın ölümüyle açılacağı; 495. maddesinde, miras bırakanın birinci derece mirasçılarının onun altsoyu olduğu, çocukların eşit olarak mirasçı oldukları, miras bırakandan önce ölmüş olan çocukların yerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı; 496. maddesinde, altsoyu bulunmayan miras bırakanın mirasçılarının ana ve babası olduğu, bunların eşit olarak mirasçı olacakları, miras bırakandan önce ölmüş olan ana ve babanın yerlerini her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, bir tarafta hiç mirasçı bulunmadığı takdirde, bütün mirasın diğer taraftaki mirasçılara kalacağı; 497. maddesinde, altsoyu, ana ve babası ve onların altsoyu bulunmayan mirasbırakanın mirasçılarının, büyük ana ve büyük babaları olacağı, bunların, eşit olarak mirasçı oldukları, mirasbırakandan önce ölmüş olan büyük ana ve büyük babaların yerlerini, her derecede halefiyet yoluyla kendi altsoylarının alacağı, ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babalardan birinin altsoyu bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüş olması durumunda, ona düşen payın aynı taraftaki mirasçılara kalacağı, ana veya baba tarafından olan büyük ana ve büyük babaların ikisinin de altsoyları bulunmaksızın mirasbırakandan önce ölmüş olması durumunda, bütün mirasın diğer taraftaki mirasçılara kalacağı, sağ kalan eş olması durumunda, büyük ana ve büyük babalardan birinin mirasbırakandan önce ölmüş olması hâlinde, payının kendi çocuğuna; çocuğu yoksa o taraftaki büyük ana ve büyük babaya; bir taraftaki büyük ana ve büyük babanın her ikisinin de ölmüş olmaları hâlinde onların payları diğer tarafa geçeceği; 498. maddesinde, evlilik dışında doğmuş ve soybağı, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulmuş olanların, baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olacakları; 499. maddesinde sağ kalan eşin, mirasbırakanın altsoyu zümresi ile birlikte mirasçı olması halinde mirasın dörtte birinin, mirasbırakanın ana ve baba zümresi ile birlikte mirasçı olması halinde mirasın yarısının, mirasbırakanın büyük ana ve büyük babaları ve onların çocukları ile birlikte mirasçı olması halinde, mirasın dörtte üçünün, bunlar da yoksa mirasın tamamının eşe kalacağı; 501. maddesinde mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirasının devlete geçeceği hükümleri düzenlenmiştir.
TMK’nın 611. maddesinde, yasal mirasçılardan birinin mirası reddetmesi durumunda onun payının, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçeceği, mirası reddeden atanmış mirasçının payının, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalacağı; 612. maddesinde, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edileceği, tasfiye sonunda arta kalan değerlerin, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceği hususları düzenlenmiştir.
Mirasçılık belgesi; mirasbırakanla mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini gösteren bir belge olduğu için mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması ilgili kişinin mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmesine ve kendisine mirastan pay verilmesine engel bir neden değildir. Bu nedenlerle; mirası reddeden (TMK.m. 605/1) mirasçı veya mirasçılar varsa düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin (kime kalacağının) da gösterilmesi gerekir.
Somut olaya gelince, mirasbırakan …’nin, 26.08.2010 tarihinde bekar ve çocuksuz öldüğü; evlat edineni …’in 27.07.2003 tarihinde öldüğü; kendi babası …’nın 23.08.1978 tarihinde, annesi …’nın 07.03.2003 tarihinde vefat ettiği; babası …’nın anne-baba ve kardeş kayıtlarının bulunmadığı; annesi …’nın kardeşlerinin … ve … oldukları; …’in 29.06.1986 tarihinde ölümü nedeni ile …, … Müller, Malik …’in kaldığı; …’in 06.06.1976 tarihinde ölümü nedeni il… ve …’in kaldığı anlaşılmıştır. Mirasçılardan , … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1897 Esas; …, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/ 1893 Esas; …, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/2023Esas; …, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1861 Esas; …, … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1862 Esas sayılı dosyalarında mirasbırakan …’nin mirasını kayıtsız şartsız reddetmiştir. İptali istenen … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.08.2011 tarihli ve 2010/1740 Esas, 2011/939 Karar sayılı mirasçılık belgesinde, mirasbırakan …’nin başka mirasçısı bulunmadığından tüm mirasının Hazineye aidiyetine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, mirasbırakanın mirasını reddeden kişilerin, mirasbırakanla irs ilişkisini gösterecek şekilde mirasçılık belgesinde miras paylarının belirlenmesi, mirası ret durumuna işaret edilmesi, mirası ret nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin (kime kalacağının) da gösterilmesi gerekir.
Öte yandan, mirasbırakanın mirasını reddetmeyen anne tarafından mirasçıları …, … Müller, Malik … bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle tüm miras payının Hazineye aidiyetine ilişkin hatalı olan … 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.08.2011 tarihli ve 2010/1740 Esas, 2011/939 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.12.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.