21 Şubat 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

Süresi içinde satış talebinin reddi aleyhine şikâyet yoluna başvurulmazsa

Hukuk Genel Kurulu         2019/246 E.  ,  2020/44 K.

15. Sıra cetveline yönelik şikâyetlerde, şikâyetçinin haczinin ayakta olması; böylelikle iptal edilecek yeni sıra cetveline girebilecek durumda bulunması gerekmektedir.
16. Dosya kapsamında yapılan incelemeye göre somut olayda; şikâyetçi tarafından bedeli paylaşıma konu gayrimenkulün haciz tarihinden itibaren iki yıl içinde satışının talep edilip satış avansının yatırıldığı, icra memuru tarafından henüz satış şartlarının oluşmaması nedeniyle satış talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Alacaklı İİK’nın 106. maddesi ile güdülen amaca uygun olarak süresi içinde satış talebinde bulunmuş ve aynı Kanun’un 59. maddesi uyarınca yatırılması gereken gider avansını da yatırmıştır. Yerel mahkemece süresinde satış talebinde bulunulduğundan dolayı haczin ayakta olduğunun kabulü ile şikâyetin kabulüne karar verilmiştir.
17. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 29.06.2018 tarihli ve 30463 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2016/4 E., 2018/1 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da; alacaklının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürlüğünce reddine ilişkin kararın şikâyet yoluyla ortadan kaldırılmaması hâlinde yasal sürenin geçmesi ile özellikle sıra cetveline esas alınacak haczin düşmeyeceği açıkça kabul edilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu         2019/246 E.  ,  2020/44 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi


1. Taraflar arasındaki “sıra cetveline itiraz” isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul 8. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen şikâyetin kabulüne ilişkin karar davalı/şikâyet olunan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda onanmasına karar verilmiş, şikâyet olunan vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı şikâyet olunan vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü.

I. YARGILAMA SÜRECİ
Şikâyetçi İstemi:
4. Şikâyetçi vekili 02.12.2011 harç tarihli dava dilekçesinde; sıra cetvelinde birinci sırada alacaklı olarak gösterilen İstanbul 14. İcra Dairesinin 2008/29281 E. sayılı dosyasında haciz tarihinin, sıra cetvelinde belirtildiği gibi 05.02.1999 olmayıp 16.01.2002 olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu İstanbul 6. İcra Dairesinin 2000/373 E. sayılı dosyasında ise haciz tarihinin 04.12.2001 olduğunu, şikâyet olunanın dosyasına birinci sırada yer verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinde 1. sırada yer verilen alacaklının haciz tarihinin hatalı olması sebebiyle sıra cetvelinin iptaline, satılan taşınmaz üzerinde en eski tarihli haczi tatbik eden müvekkilinin alacaklısı olduğu İstanbul 6. İcra Dairesinin 2000/373 E. sayılı dosyasının düzenlenecek yeni sıra cetvelinde 1. sıraya alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Şikâyet Olunan Cevabı:
5. Şikâyet olunan vekili 16.01.2012 tarihli cevap dilekçesinde; şikâyetçinin alacaklı olduğu İstanbul 6. İcra Dairesinin 2000/373 Esas sayılı dosyasından vazedilen 04.12.2001 tarihli haczin, İİK’nın 106. maddesi kapsamında haciz tarihinden itibaren iki yıl içinde satış istenmediğinden, satışa yönelik olarak hazırlık işlemlerinin hiçbirisinin yapılmaması, taşınmazın çap, imar durumlarının celp edilmemesi, taşınmazın kıymet takdirinin yapılmaması nedeniyle düştüğünü, satış tarihi itibariyle şikâyetçinin mahcuz taşınmaz üzerinde geçerli bir haczi bulunmadığından şikâyetçi dosya alacaklısı Girişim Varlık Yönetimi A.Ş.’nin sıra cetvelinde gösterilmemesi gerektiğini belirterek şikâyetin reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:
6. İstanbul 8. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 20.03.2012 tarihli ve 2011/1380 E., 2012/254 K. sayılı kararı ile; İstanbul 14. İcra Dairesinin 2008/29281E. sayılı dosyasında düzenlenen 18.11.2011 tarihli sıra cetvelinde, şikâyet olunanın haciz tarihinin 05.02.1999 olarak gösterildiği, oysa icra takibinin 26.10.1999 tarihinde başladığı ve bu tarihten önceki bir tarihte taşınmazın haczedilmesinin mümkün olmadığı, taşınmaz hisselerine 16.01.2002 tarihinde haciz konulduğu gerekçesiyle şikâyetin kabulüne ve sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
7.1. İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikâyet olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
7.2. Yargıtay 23. Hukuk Dairesince 10.06.2013 tarihli ve 2013/3179 E., 2013/3945 K. sayılı kararı ile; şikâyet olunan vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan kararın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 366. maddesi uyarınca onanmasına karar verilmiştir.
7.3. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen onama kararına karşı süresi içinde şikâyet olunan vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
7.4. Yargıtay 23. Hukuk Dairesince 31.01.2014 tarihli ve 2013/7084 E., 2014/607 K. sayılı kararı ile;
“…Sıra cetveline yönelik şikâyetlerde, şikâyetçinin haczinin ayakta olması; böylelikle iptal edilecek yeni sıra cetveline girebilecek durumda bulunması gerekir.
Şikâyetçi Girişim Varlık Yönetimi A.Ş.’nin alacaklı olduğu dosyadan bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 04.12.2001 tarihinde konulan haciz, şikâyet olunanın haczinden önceki tarihli ise de şikâyetçinin 30.04.2003 ve 18.04.2005 tarihli satış talepleri icra müdürünce reddedilmiştir. Şikâyetçi bu red kararlarının iptali için icra mahkemesine başvurmadığından belirtilen haczi düşmüştür (HGK. 10.03.2010 gün ve 2010/19-45-140 E.K.; aynı yönde 17.10.2012 gün ve 2012/19-507-722 E.K.). 13.10.2008 tarihli haczi de şikâyet olunanın haczinden sonraki tarihlidir. Hâl böyle iken, şikâyetin reddine karar verilmek gerekirken sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş olması doğru olmayıp, Dairemizin 10.06.2013 gün ve 2013/3179-3945 E.K. sayılı onama kararının da hataya dayandığı anlaşılmış; şikâyet olunan vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılarak, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir…” gerekçesiyle şikâyet olunan vekilinin karar düzeltme isteminin oy çokluğuyla kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Direnme Kararı:
8. İstanbul 8. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 23.09.2014 tarihli ve 2014/901 E.,2014/805 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçelerle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
9. Direnme kararı süresi içinde şikâyet olunan vekili tarafından temyiz edilmiştir.

II. UYUŞMAZLIK
10.Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olay bakımından şikâyetçinin haczinin ayakta olup olmadığı, eş söyleyişle şikâyetçinin sıra cetveline girebilecek konumda bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE
11. İstem, sıra cetvelinin iptaline ilişkindir.
İlgili Mevzuat
12. 2004 sayılı İİK’nın aşağıda sistematik bir biçimde sıralanmış olan ilgili maddelerinde:
“Şikayet ve şartlar:
Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.
Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir.
Şikayet üzerine yapılacak muameleler :
Madde 17 – Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir.
Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur.
Takip masrafları:
Madde 59 – (Değişik: 6/6/1985-3222/4 md.)
Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder.
Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.
1 – Satış Talebi
Talep için müddetler:
Madde 106 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
(Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/21 md.) Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir.
Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı taşınır hükmündedir.
Haczin kalkması:
Madde 110 – (Değişik: 2/7/2012-6352/22 md.)
Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider onbeş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir.
Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.
Birinci fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur.
Sıra cetveli:
Madde 140 – Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemiye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.
Alacaklılar 206 ncı madde mucibince iflas halinde hangi sıraya girmeleri lazım geliyorsa o sıraya kabul olunurlar.
Bununla beraber ilk üç sıraya kayıt için muteber olan tarih haciz talebi tarihidir.
Cetvel suretlerinin tebliği:
Madde 141 – Sıra cetvelinin birer sureti icra dairesi tarafından alakadarlara tebliğ edilir.
Cetvele itiraz:
Madde 142 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
Cetvel suretinin tebliğinden yedi gün içinde her alacaklı takibin icra edildiği mahal mahkemesinde alakadarlar aleyhine dava etmek suretiyle cetvel mündericatına itiraz edebilir.
Dava basit yargılama usulüyle görülür.
İtiraz alacağın esas ve miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dairse şikayet yoliyle icra mahkemesine arzolunur.
Teminat karşılığı ödeme:
Madde 142/a- (Ek: 17/7/2003-4949/39 md.)
Sıra cetveline karşı 142 nci madde uyarınca şikâyet veya itiraz yapılmışsa, tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblâğı tahsil edebilir. 36 ncı maddenin ikinci fıkrası burada da uygulanır.”
Düzenlemesi yer almaktadır.
13. Paraların paylaştırılması aşaması icra takibinin son aşamasıdır. Alacaklının talebiyle başlayan takip talebi, ödeme emri, haciz ve satış aşamalarından sonra icra dairesi, haczedilen mal tek alacaklı için haczedilmişse elde edilen parayı alacaklıya ödeyecektir. Aynı malların birden fazla alacaklı için haczedilmiş olmasında yani hacze iştirak hâlinde ise üç ihtimal ile karşılaşılır: Satış tutarı aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (m.100-101) bütün alacakları (faiz ve takip giderleriyle birlikte) ödemeye yeterse, para bütün alacaklılar arasında paylaşılır.Buna karşılık satış tutarı, aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (m.100-101) bütün alacakları (faiz ve takip giderleriyle birlikte) ödemeye yetmezse, icra dairesi önce tamamlama haciz yapar. Tamamlama haciz ile elde edilen malların satış tutarı ile daha önce haczedilmiş ve satılmış bulunan malların satış tutarı toplamı da, bütün alacakları ödemeye yetmezse, icra dairesi alacaklılarına bir sıra cetveli yapar. Sıra cetvelinde aynı derecede hacze iştirak etmiş olan (m.100-101) bütün alacaklılar, alacak miktarları ve faizleri ile gösterilir. Bu alacaklıların her biri belli bir sıraya girer. Bu sıra, İİK’nın 206. maddesinde gösterilmiştir (Kuru, B: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara, 2013, s. 730, 733).
14. Alacaklılar sıra cetvelinin bir suretinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde sıra cetveline şikâyet yoluna başvurabilirler veya 142. madde gereğince sıra cetveline itiraz davası açabilirler. Bu süre içerisinde şikâyet ya da itiraz yoluna başvurulmazsa sıra cetveli kesinleşir. Sıra cetveli kesinleşmeden icra müdürü paraları paylaştıramaz.
15. Sıra cetveline yönelik şikâyetlerde, şikâyetçinin haczinin ayakta olması; böylelikle iptal edilecek yeni sıra cetveline girebilecek durumda bulunması gerekmektedir.
16. Dosya kapsamında yapılan incelemeye göre somut olayda; şikâyetçi tarafından bedeli paylaşıma konu gayrimenkulün haciz tarihinden itibaren iki yıl içinde satışının talep edilip satış avansının yatırıldığı, icra memuru tarafından henüz satış şartlarının oluşmaması nedeniyle satış talebinin reddine karar verildiğianlaşılmaktadır. Alacaklı İİK’nın 106. maddesi ile güdülen amaca uygun olarak süresi içinde satış talebinde bulunmuş ve aynı Kanun’un 59. maddesi uyarınca yatırılması gereken gider avansını da yatırmıştır. Yerel mahkemece süresinde satış talebinde bulunulduğundan dolayı haczin ayakta olduğunun kabulü ile şikâyetin kabulüne karar verilmiştir.
17. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 29.06.2018 tarihli ve 30463 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2016/4 E., 2018/1 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da; alacaklının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürlüğünce reddine ilişkin kararın şikâyet yoluyla ortadan kaldırılmaması hâlinde yasal sürenin geçmesi ile özellikle sıra cetveline esas alınacak haczin düşmeyeceği açıkça kabul edilmiştir.
18. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 45. maddesine göre; İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar.
19. Yukarıda yapılan açıklamalar ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun kararı doğrultusunda somut davaya tekrar bakıldığında, süresi içinde yapılan satış talebinin icra müdürlüğünce reddine karar verilmiş olması hâlinde, bu karar aleyhine şikâyet yoluna başvurulmasa dahi haczin ayakta olduğunun kabulü gerektiğinden yerel mahkeme kararı yerindedir.
20. O hâlde direnme kararının açıklanan ilâve gerekçelerle onanması gerekir.

IV. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle;
Şikâyet olunan vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda belirtilen ilave gerekçe ve nedenlerden dolayı ONANMASINA, istek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile eklenen geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.