4 Mart 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

TÜZEL KİŞİLERE TEBLİGAT

Tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte olan Tebligat Yönetmeliği’nin 21. maddesinde de; tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde, tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I

ESAS NO : 2018/4201
KARAR NO : 2018/9543

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/02/2016
NUMARASI : 2015/1096-2016/86
DAVACI : BORÇLU:
DAVALI : ALACAKLI:

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından dava dışı asıl borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, şikayetçi şirketin; asıl borçlunun maaş haczi için şirkete gönderilen 16.04.2014 ve 12.08.2014 tebliğ tarihli maaş haciz müzekkerelerine, yasal süreleri içerisinde itiraz edilmeyip anılan kesintilerin yapılmaması gerekçesiyle, İİK 356. maddesi gereği alacaklının talebi ile icra müdürlüğünce takip dosyasına borçlu sıfatı ile kaydedildikleri; haliyle usulsüz tebliğ nedeniyle asıl borçlu İsa Kök’ün işten çıkışının verilmiş olduğu itirazını da yapamadıkları, aleyhe haciz işlemleri uygulandığı şikayeti ile anılan işlemlerin iptali ve hacizlerin kaldırılması için icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece; anılan tebliğlerin usule uygun olduğu, dolayısı ile icra müdürlüğü işlemlerinin de usul ve yasaya aykırı olmadıkları gerekçesiyle, dosya üzerinde yapılan inceleme ile şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesine göre; hükmi şahıslara tebligat, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun’un 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte olan Tebligat Yönetmeliği’nin 21. maddesinde de; tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde, tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, borçlu şirkete çıkarılan her iki maaş haczi müzekkeresinin de “evrak almaya yetkili” ve “daimi işçi” şerhleri ile ….. adına tebliğ edildiği görülmüş ise de, tebliği alan kişinin şirketi temsile yetkili olup olmadığı yukarıda ifade olunan şekilde araştırılmaksızın şirket çalışanına yapılan tebliğ işlemlerinin usule aykırı olduğu açıktır.
ESAS NO : 2018/4201
KARAR NO : 2018/9543

O halde, mahkemece; anılan tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunun anlaşılmasıyla şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.