4 Mart 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

BORÇLU YURT DIŞINDA İSE TEBLİGAT KANUNU 21/2. MADDESİ GEREĞİ TEBLİGAT

Borçluya gönderilip iade gelen tebligatta borçlunun yurt dışında olduğu şerhi düşülerek iade edilmiş ise;

“Borçlunun ödeme emrindeki adresi ile mernis adresine yapılan tebligatlar da yurt dışında olduğu tespit edildiğine göre 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2.maddesi uyarınca, borçlunun adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edilmesinin ve bu adrese tebligat yapılmasının koşulları oluşmamıştır” şeklinde karar verildiğinden Tebligat Kanunun 21/2. Maddesi gereği tebligat Şartları oluşmamıştır.

12. Hukuk Dairesi         2013/11414 E.  ,  2013/19390 K.

MAHKEMESİ : Sakarya 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/03/2013
NUMARASI : 2013/38-2013/52

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
   Borçlunun 21.02.2013 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda, yurt dışında   ikamet ettiğini, tebligat yapılan adresi  Türkiye’ye geldiği  zamanlarda geçici olarak kullandığını, Türkiye’ye 29.06.2012 tarihinde çıkış, 19.02.2013 tarihinde  giriş yaptığını ve 20.02.2013  tarihinde tebligattan haberdar olduğunu, yapılan tebligatın posta kutusuna usulsüz bırakıldığını, adreste bulunmama nedeninin araştırılmadığını tebligatın usulsüz olduğunun tespiti ile tebliğ tarihinin 20.02.2013 olarak kabulünü ayrıca, herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek yetkiye, borca, faize itiraz etmiş,  dilekçesine yurt dışında olduğunu ispata yönelik giriş çıkış  kayıtları  fotokopisi eklediği anlaşılmıştır.
     İİK’nun 65. maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekir. İcra hakimi, gecikmiş itiraz nedenlerini inceledikten sonra gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre, takibin tatilini tensip edebilir. Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celse de alacaklı itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da isteyebilir. Bu takdirde tetkikata devam olunarak icra mahkemesinde gerekli karar verilebilir.
    Usulsüz tebligatta ise, İİK.nun 65. maddesine göre yapılacak incelemeden farklı olarak, tebligat usulüne uygun olarak yapılmamıştır. Bu durumda icra hakimi tebliğ işleminin 7201 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığını inceleyecek ve aynı kanunun 32. maddesi gereğince öğrenme tarihine göre tebliğ tarihini düzeltecektir.
    Somut olayda borçlu F.B.’e örnek 7 numaralı ödeme emrinin ödeme emrinde yazılı adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ evrakının, borçlunun yurtdışında olması ve geri dönüşünün ne zaman olacağının   belli olmaması  sebebiyle  iade edildiği, alacaklının talebi ile borçlunun ödeme emrindeki adresinden farklı olan adres kayıt sisteminde bulunan adresine, tebliğ evrakı üzerine; “adres kayıt sistemindeki  adresidir” şerhi yazılmak suretiyle tebligat çıkartıldığı, çıkartılan bu tebligatın ise 17.10.2012 tarihinde “adreste kimse bulunmaması nedeniyle komşusu A.U.’ya soruldu muhattabın yurt dışında olduğunu beyan edip  imzadan imtina etti, tebliğ evrakı  mahalle muhtarlığına teslim edilerek  haber kağıdı  kapısına yapıştırılarak  imzadan imtina eden komşusu A. U.’ya haber verildi” şerhiyle yapıldığı tesbit edilmiştir.

      Borçlunun ödeme emrindeki adresi ile mernis adresine yapılan tebligatlar da yurt dışında  olduğu tespit edildiğine  göre  7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2.maddesi uyarınca, borçlunun adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edilmesinin ve bu adrese tebligat yapılmasının koşulları oluşmamıştır. O halde, anılan borçluya ödeme emri tebliğ işlemi, usulüne uygun değildir.
   O halde mahkemece, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğuna yönelik şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin tebligattan haberdar olunduğu ileri sürülen “20.02.2013” tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
     Kabule göre de; mahkemece şikayetin niteliği itibariyle duruşma açılarak taraf teşkili sağlandıktan ve varsa tarafların gösterecekleri deliller toplandıktan sonra şikayet hakkında karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetsizdir.
SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.