2 Mart 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

KAMULAŞTIRMA DOSYALARINDA TAHSİL HARCI UYGULAMASI

 İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı Dosya No : 2020/1073 Karar No : 2021/1682

Yukarıda ayrıntıları belirtilen mahkeme kararının süresi içinde istinafen incelenmesi davacı tarafından talep edilmekle, görevlendirilen Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra heyetçe yapılan müzakere sonucunda duruşma açılmaksızın gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı borçlu vekili dilekçesinde özetle; müvekkili belediye hakkındaki takibin kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat alacağı olduğunu, 6745 sayılı Kanunla 2942 sayılı Kanuna eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gereğince uygulanması gereken geçici 6. maddenin 3, 7, 8, ve 11. fıkraları uyarınca her türlü dava harç ve giderleri ile vekalet ücretlerinin maktu olarak hesaplanması gerekirken icra müdürlüğünce 28.08.2019 tarihli kapak hesabında harç ve vekalet ücretinin nispi hesaplanmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek icra müdürlüğünün 28.08.2019 tarihli kapak hesabında icra vekalet ücreti ve tahsil harçlarına yönelik kararının kaldırılarak bu alacakların maktu olarak hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme; takibe dayanak ilam kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminata ilişkin olup, 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren hukuki el atmalarla ilgili 6745 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Yasanın Geçici 12. maddesi kapsamında olmadığı, (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2017/6175 Esas 2018/12017 Karar ) vekalet ücretinin maktu hesaplanması yönündeki talebin 6745 sayılı yasanın 35. maddesi ile 2942 sayılı yasaya eklenen 12. maddeye dayandırıldığı, iş bu yasanın 07/09/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, takip tarihinin 06/08/2015 tarihi olduğu, kaldı ki ilamın kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan tazminata ilişkin olup 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı dolayısı ile geçici 12. Maddenin uygulama alanının olmadığı, 6487 sayılı yasanın 21. maddesiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun başlığı ile birlikte değiştirilen geçici 6. maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkralarının 13.11.2014 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden uygulama imkanı kalmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar vermiştir.
Davacı borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip dayanağı ilam bedel artırım davasına ilişkin olduğu halde, mahkemece ilamın kamulaştırmasız el atma davası şeklinde nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, takip dayanağı ilama ilişkin verilen ilk Yargıtay bozma kararında da harç ve vekalet ücretlerinin maktu olması gerektiğine hükmedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Takip dayanağı ilam incelendiğinde; davacılar tarafından davalı belediye aleyhine açılan davada, davacıların taşınmazlarının Belediyece İmar Kanunları gereğince imar uygulamasına tabi tutularak hisselerinin bedele dönüştürülmesine rağmen işlemin davacılara tebliğ edilmediği gibi bedelin ödenmediği gerekçesine dayalı olarak kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı bedelin ödenmesi istemine ilişkin olduğu, ilk derece mahkemesi kararının temyiz edildiği ve bozulduğu, bozmaya uyularak verilen son kararın takip dosyasına sunulduğu, kararın henüz kesinleşmediği, Mahkemece kamulaştırmasız el atma bedelinin faiziyle birlikte tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
Kamulaştırma Kanunun Geçici 6. maddesinin 13. fıkrası, 13.3.2015 tarih ve 29294 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 13.11.2014 tarihli ve E:2013/95, K:2014/176 sayılı kararı ile iptal edilmiş olmasıyla uygulanırlığının kalmamıştır.
Diğer taraftan, 6745 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen 12. maddenin 2. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan “…icra takipleri…” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi’nin 13.2.2019 tarih, 2018/108 E. ve 2019/5 K. sayılı kararı ile iptal edilerek 14.3.2019 tarih ve 30714 sayılı R.G.’de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilen kanun hükmüne dayanılarak tahsil harcı ve vekalet ücretinin maktu hesaplanamayacağı, nisbi olarak hesaplanması gerektiği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesinin aynı yöndeki şikayetin reddi kararı yerinde olup davacı vekilinin istinaf sebep ve gerekçesi yerinde görülmemiştir.
İlamın 17.03.2020 tarihinde kesinleştiği dosyaya ibraz edilen kesinleşme şerhinden anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. Maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 59,30-TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40-TL’nin mahsubuna ve 4,90-TL bakiye harcın davacıdan Hazine yararına tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ve müzakere neticesinde, İİK’nın 364. maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.