21 Şubat 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

MİRASI REDDEDEN BORÇLU MİRASTAKİ HACZİ KALDIRMA TALEP EDEMEZ

12. Hukuk Dairesi         2016/22753 E.  ,  2017/14052 K.

mirasın reddi talebinin kabulü ile borçlunun muris …’ın mirasını reddettiğinin tespit ve tesciline karar verildiği görülmektedir. Bu durumda borçlunun taşınmaz üzerinde hacze konu olabilecek herhangi bir hakkı kalmadığından haczin kaldırılması şikayetinde bulunmasında da hukuki menfaati yoktur.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte; borçlu icra mahkemesine başvurusunda, babası …’dan kalan mirasın tamamını mahkeme kararı ile reddettiğini ileri sürerek muris … adına kayıtlı … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Ada … Parselde kayıtlı taşınmazın borçlu hissesine ilişkin kısmına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece şikayetin kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şikayet, icra (ve iflas) dairelerinin kanuna aykırı olan veya hadiseye uygun bulunmayan işlemlerinin düzeltilmesi veya yerine getirilmeyen veya sebepsiz sürüncemede bırakılan bir hakkın yerine getirilmesi için başvurulan bir kanun yoludur. Şikayet ve şartları İİK.’nun 16. maddesinde düzenlenmiştir.
Şikayet, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı başvurulan kendine özgü bir kanun yolu olup, bir dava değildir. Bu nedenle şikayette davacı ve davalı terimlerinin yeri yoktur. Şikayette iki taraf vardır: 1)Şikayet eden, 2)Şikayet olunan (karşı taraf). İcra müdürünün bir işleminden zarar gördüğünü bildiren her ilgili, o işlem hakkında şikayet yoluna başvurabilir. Başka bir deyimle, icra müdürünün bir işlemini, yukarıda belirtilen dört sebepten birine dayanarak iptal ettirmek veya düzelttirmekte hukuki menfaati (yararı) bulunan herkes, şikayette bulunabilir. Bir kimsenin, bir işlemin iptal edilmesinde veya düzeltilmesinde, korunmaya değer bir menfaati (yararı) vardır diyebilmek için o işlemin doğrudan doğruya kendi hukuki durumuna ilişkin olması ve zararının bulunması gerekir.
Şu halde şikayet hakkı, şikayet konusu işlemin iptal ettirilmesinde hukuken korunmaya değer bir menfaati (yararı) olan alacaklı, borçlu ve üçüncü kişilere aittir (Pr.Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Kasım 2004 baskı-sh.99).
Somut olayda; borçlu aleyhine yapılan takip nedeniyle, borçlunun murisi adına kayıtlı … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Ada … Parselde bulunan taşınmazın borçlu hissesine 12/05/2015 tarihinde haciz konulmuş olup,borçlu tarafından 20/04/2015 tarihinde vefat eden muris …’dan kalan mirasın reddi davası açıldığı, … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 26.05.2015 tarih ve 2015/269 E. – 2015/362 K. sayılı ilamı ile mirasın reddi talebinin kabulü ile borçlunun muris …’ın mirasını reddettiğinin tespit ve tesciline karar verildiği görülmektedir. Bu durumda borçlunun taşınmaz üzerinde hacze konu olabilecek herhangi bir hakkı kalmadığından haczin kaldırılması şikayetinde bulunmasında da hukuki menfaati yoktur.
O halde mahkemece şikayetin hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddi gerekirken kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca re’sen (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.