21 Şubat 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

SATIŞ BEDELİNİN , ÜST LİMİT İPOTEK BEDELİ ÜZERİNDE OLMASI HALİNDE HARÇ MATRAHI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Dosya No:2018/2528 Karar No:2019/1518 ( Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2019/13845 E. , 2020/6622 K.Onama)

Adana 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 03/05/2018 tarih, 2018/45 Esas 2018/22 Karar sayılı mahkeme kararının süresi içinde istinaf yolu ile tetkiki davalı T. İş Bankası A.Ş. Vekili tarafından istenmesi üzerine dosya dairemize gönderilmekle dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu Gıda Teks. Ve Tar. Ür. Tur. Eğ. İnş. Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin davacı müvekkiline ve diğer davalılara olan borcundan dolayı icra takibi yapıldığını ve taşınmazlarının haczedildiğini, taşınmazların alacaklı bankanın İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2014/11030 esas sayılı dosyasından başlatılan takipte 16/05/2017 tarihli ihalede satışının yapıldığını ve aynı icra müdürlüğünce sıra cetveli düzenlendiğini, müvekkilinin düzenlenen sıra cetvelinde 5. Sırada yer aldığını, müvekkilinden önceki alacaklıların hem sıralarına ve hem de alacak miktarlarına itiraz ettiklerini, alacaklılardan Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2014/11030 esas sayılı dosyasında ipotek alacaklısı olan T.İş Bankası A.Ş’nin ipotek bedelinden tahsil harcının alınarak yapılan ödemenin hatalı olduğu ve tahsil harcından borçlunun sorumlu olduğu gerekçesiyle itiraz ettiğini ve Adana 3. İcra Hukuk mahkemesince şikayetin yerinde görüldüğü ve bankadan tahsil harcı alınmasına ilişkin müdürlük işleminin kaldırıldığını, bunun üzerine icra müdürlüğünce 11/04/2018 tarihli ek karar ile davalı bankaya ipotek bedeli olarak ödeme yapıldıktan sonra paylaşıma kalan miktar üzerinden tahsil harcı olarak kesilen paranın T.İş Bankasına ödenmesine karar verildiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, Adana 3. İcra Mahkemesinin davalıdan harç kesilmesine ilişkin işlemin kaldırılmasına ve icra müdürlüğünün 11/04/2018 tarihli ek kararına itiraz ettiklerini, tahsil harcının alacaklıdan tahsil edilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını, tahsil harcı miktarınca alacaklının alacağının devam edeceği ve alacaklının bu miktar üzerinden takibe devam edebileceğini, birden fazla alacaklı varken, ihale bedeli tüm alacakları karşılamadığından sıra cetveli yapıldığını, tahsil harcının ihale bedelinden kesilmesinin sıra cetvelinin amacına aykırı olduğunu, ayrıca sıra cetveline ilişkin Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davanın henüz sonuçlanmadığı ve ihalenin kesinleşmediğini, icra dairesinin sıra cetveli kesinleşmeden para aktarımına karar vermesi ya da sıra cetveli iptal edilmiş gibi sıra cetvelini ek karar ile değiştirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenle 11/04/2018 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI; Mahkemece, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu, ipotek verenin ipotek verdiği 1.300.000,00 TL’lik kısımdan sorumlu olduğu, alacaklının alacak, faiz, masraf, icra takip giderleri(harçta dahil) vb. istemleri bu miktarı aşamayacağı, alacaklı tarafından tahsil edilen bu miktar üzerinden tahsil harcı kesilerek bu miktardan düşülmesi gerektiği, icra müdürlüğünün 31/05/2017 tarihli karar ile ipotek bedelinden gerekli harçlar kesilmek suretiyle kalan bedelin alacaklıya ödenmesi yönündeki kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bu kararın iptaline karar veren Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesinin kararının kararda taraf olmayan bu şikayetçi yönünden kesin hüküm olmayacağı, 11/04/2018 tarihli ek kararı ile davalı bankaya ipotek bedeli olarak ödeme yapıldıktan sonra paylaşıma kalan miktar üzerinden tahsil harcı kesmesinin yasaya aykırı olduğu belirtilerek, şikayetin kabulü ile 11/04/2018 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı T. İş Bankası A.Ş. Vekili dilekçesinde özetle; Adana 3.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2017/422 E. -2017/1104 K. sayılı ve 10.03.2018 kesinleşme tarihli ilamı hükmü gereğince; Adana 13.İcra Müdürlüğü’nün 2014/11030 E. sayılı dosyasından 31.05.2017 tarih ve 3077 nolu reddiyiat makbuzu ile ipotek bedeli içerisinden 147.940,00-TL tahsil harcının ipotek alacaklısı müvekkili Bankaya ödenmesine karar verildiğini ve kesinleştiğini, Adana 3.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2017/422 E. -2017/1104 K. sayılı kararı uyarınca icra dosyasından müvekkili Banka adına talepte bulunulduğunu ve 11.04.2018 tarihli kararın icra dosyası kapsamında alındığını, sıra cetveli alacaklısı davacı tarafından Adana 5.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/45 E. sayılı dosyasından 11.04.2018 tarihli kararın iptali hususunda şikayet yoluna başvurulduğunu ve talebin kabulune karar verildiğini, iki mahkeme kararı arasında uyuşmazlık olması ve kesinleşmiş mahkeme kararı üzerine hüküm tesis edilmesi üzerine Adana 5.icra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/45 E., 2018/22 K. Sayılı İlamının kaldırılması talepli İstinaf yoluna başvurduklarını, Adana 5.icra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/45 E. Sayılı Dosyasından müvekkili bankaya ihbar edilmeksizin karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili banka ile Gıda Teksil Ve Tarım Ürünleri Turizm Eğitim İnşaat Pazarlama San.ve Tic Ltd.şti arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığını ve buna istinaden kredi kullandırıldığını, anılan alacakların güvencesini teminen ise mülkiyeti borçluya ait bu şikayetin konusunu oluşturan takibe konu taşınmazlar üzerine müvekkili banka lehine ipotek tesis edildiğini, ancak müvekkili banka alacağının borçluya keşide edilen ihtarnameye rağmen ödenmediğinden borçlu firma hakkında Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2014/11030 esas sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, takibe konu kargir dükkan ve arsa vasıflı taşınmazlar üzerine 1.300.000,00 TL müşterek ipoteğin mevcut olduğunu, Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2014/11030 E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesine konu, kargir dükkan ve arsa vasıflı taşınmazların bu dosyadan gönderilen satış talimatı kapsamında Düziçi İcra Müdürlüğü’nün 2014/344 Talimat sayılı dosyasından birlikte satışa konu edildiğini ve 16.05.2017 tarihli ihalede 1.690.000,00-TL bedelle 3.kişi Süleyman Algan’a ihale edildiğini ve ihalenin kesinleştiğini, dosyaya yatırılmış olan anılan ihale bedelinden tahsil harcının ipotek limiti dışından geriye kalan ihale bedelinden kesilmek suretiyle ipotek limiti olan 1.300.000,00 TL nin müvekkili bankaya ödenmesinin talep edildiğini, bu talebin icra müdürlüğünce reddedilerek 1.300.000,00-TL ipotek bedelinden gerekli harçlar kesilmek suretiyle ödeme yapılması yönünde karar verildiğini, 1.300.000,00 TL ödenmesi gerekirken müvekkili bankaya ödenecek tutar üzerinden harç kesilmesi nedeniyle müvekkili Bankanın zarara uğradığını, bu hukuka aykırı kararın Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/422E. 2017/1104 K. Sayılı kararı ile kaldırıldığını, konuya ilişkin benzer dosyalarında aynı konuda verilen Ankara 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/1009 E. 2016/2009 K. Sayılı ve Ankara 2. İCH. Mahkemesinin 2016/1152 E. 2017/78 K. Sayılı kararları sunduklarını, somut olayla ilgili Yargıtay kararlarının bulunduğunu, bu kararlarda harcın borçluya ait olacağının açıkça hükme bağlandığını, TMK’nun 875. Maddesinde harçlara yönelik bir ifadeye yer verilmediğini, kanunun lafzında yer almayan bir hususun yorum yoluyla madde metnine dahil edilemeyeceğini, İİK.nun 115. (15. Olacak) maddesi gereğince takibe sebebiyet veren borçlunun cezaevi harcı dışındaki harçlardan sorumlu olduğunu, bu harçların haklı alacaklıya yüklenemeyeceğinin ihtilaf dışı bir gerçeklik olduğunu, tahsil harcının yükümlüsünün borçlu olduğunu, bu tutarın borçlu tarafından dosyaya yatırılmasının gerektiğini, tahsil harcının ipotek bedelinin içinden değil, dosyada mevcut olan ipotek limitini aşan ihale satış tutarından karşılanması gerektiğini, bahsedilen düzenlemenin ipotek limiti üzerinde gerçekleşen satışlara özel uygulanması gerektiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yürütülen bir takibin borçlusu , takip kesinleştikten sonra , ipotek limitini ödeyip dosyayı işlemden kaldırmak ve ipoteği fek ettirmek istediğinde icra müdürlüğünce sadece ipotek limiti alınarak dosyanın kapatıldığını, dolayısıyla Adana 13.İcra Müdürlüğü tarafından ipotek limitinin üzerinde bir bedelle satılan taşınmazlarla ilgili olarak ipotek limitinin içinden sadece cezaevi harcı kesilmesi gerektiği halde tahsil harcı da kesildiğinden anılan kararın hukuka aykırı olduğunu, aynı şekilde ipotekli taşınmaz malikinin, kendisine takipten önce müvekkili banka tarafından noter marifetiyle gönderilen ödeme ihtarnamesinin tebliğinden sonra, ödeme yaparak Banka lehine tesis edilen ipoteğin fekkini sağlaması için , ödeme ihtarnamesinde belirtilen ipotek limitinin tamamı kadar tutarın ödenmesi gerektiğini, alacağı taşınmaz rehniyle güvence altına alınmamış bir alacaklıya nazaran çok daha güçlü bir teminat olarak kabul edilen “ipotek”le alacağı güvenceye alınan bir alacaklının, İcra takibine geçmeden önce, temerrüt ihtarı gönderdiği borçludan, ipotek limiti tutarınca tahsilat yaparak, ipoteği paraya çevirebilecek ve ancak bu şekilde ipotek fek edilebilecekken, bunun yerine temerrüde düşmüş bir borçluya karşı icra takibi yapılması halinde, taşınmaz rehninin ancak tahsil harcı içinden düşülerek çok daha düşük bir oranda güvence teşkil edecek olmasının rehnin ayni güvence olma ilkesine ters düşmekte olduğunu ve mütemerrüt borçlu karşısında alacaklıyı adeta cezalandırmakta olduğunu, icra müdürlüğünün ihalede kesinleşmiş olan ve dosyaya yatmış olan anılan ihale bedelinden tahsil harcını ipotek limiti dışından geriye kalan ihale bedelinden kesilmek suretiyle, ipotek bedelinin alacaklı bankaya ödenmesi suretiyle şeklinde karar vermesi gerekirken ipotek limitinin içinden alacaklıya ait tutardan tahsil harcı keserek borçlunun yükümlülüğünü müvekkili bankaya yüklediğini beyan ederek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Uyuşmazlık memur işlemini şikayet niteliğindedir.
Alacaklı T.İş Bankası AŞ. tarafından Ticari Kredili Mevduat, Aylık Taksit Ödemeli Ticari Kredi, Cari Hesap Şeklinde Çalışan Kredi, Kredi Kartı alacağı nedeniyle limit ipoteğine dayalı olarak başlatılan Adana 13. İcra Müdürlüğü’nün 2014/11030 E. sayılı dosyası ile yürütülen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, takibe konu taşınmazların talimat icra müdürlüğünce 1.690.000,00TL bedelle satıldığı, ihalenin kesinleştiği , ihale bedelinden kalan 1.644.323,01 TL’nin sıra cetveli yapılmak üzere Adana Adana 13. İcra Müdürlüğü’nün 2014/11030 E. sayılı dosyasına gönderildiği, anılan icra müdürlüğünce yapılan 15.11.2017 tarihli sıra cetvelinde, ipotek limiti olan 1.300.000,00 TL’nin satış sonrası harçları alınarak alacaklı T.İş Bankası AŞ. ye ödendiği ve 344.323,01 TL nin kaldığının belirtildiği, 31.05.2017 tarihli 3077 reddiyat nolu reddiyat makbuzu incelendiğinde, 1.300.000,00TL ipotek bedelinden 147.940,00 TL tahsil harcı , 26.000,00 TL cezaevi harcı kesilerek alacaklı T.İş Bankası AŞ. ye 1.126.060,00 TL ödendiği, alacaklı T. İş Bankası vekilince tahsil harcının ipotek limiti içerisinden değil limitin dışında kalan ihale bedelinden alınması gerektiğinden bahisle icra müdürlüğünden taraflarına 1.300.000,00TL ödenmesi için talepte bulunulduğu, icra müdürlüğünün 31/05/2017 tarihli kararı ile talebin reddedildiği, alacaklı T.İş Bankası AŞ. vekili tarafından söz konusu icra müdürlüğü kararının iptalinin istendiği, davalı olarak borçlu Gıda …Ltd. Şti.’yi gösterdiği, Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2017/422 E. 2017/1104 K. sayılı kararı ile şikayetin kabulüne 31/05/2017 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı T.İş Bankası AŞ. vekilinin anılan mahkeme kararını sunarak kendilerinden alınan yaklaşık 175.000,00 TL tahsil harcının toplam ihale bedelinden mahsubu gerektiğini ipotek bedeli olan 1.300.000,00 TL ile kendilerine ödenen 1.126.060,00TL arasındaki farkında kendilerine ödenmesi gerektiğini belirterek aradaki farkın taraflarına ödenmesini talep ettiği, icra müdürlüğünün 11.04.2018 tarihli ek karar tensip tutanağı ile sunulan ilamda cezaevi harcına ilişkin hüküm bulunmadığından bu yöndeki talebin reddine, 147.940,00 TL’nin (tahsil harcı) alacaklı T.İş Bankası AŞ.ye ödenmesine, derece kararındaki sıraların aynı kalmak şartı ile isabet eden miktarların aşağıdaki şekilde Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesinin kesinleşen ilamına göre düzeltilmesine, 196.308,01 TL’nin Osmaniye Defterdarlık Vergi Dairesi Müdürlüğüne ödenmesine ,bakiye ihale bedelinin 15.11.2017 tarihli sıra cetveline dayanarak bu şekilde paylaştırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Şikayetçi- Ayhan Akdoğan, İstanbul 11. İcra Dairesinin 2015/10269 E. sayılı dosyasının alacaklısıdır.
İİK.nun 18/3. maddesi gereğince dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olup alacaklı T. İş Bankası AŞ. vekilince istinaf sebepleri bildirilerek istinaf kanun yoluna başvurulduğundan, Dairemizin 2018/2527 E. Sayılı dosyasının tarafları dikkate alındığında anılan hususlara ilişkin istinaf sebebine itibar edilmemiştir.
İcra mahkemesi kararlarının, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeseler de, kendi aralarında kesin hüküm oluşturdukları uygulamada kabul edilmektedir.
HMK’nun 303/1. maddesi; “Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir.” şeklinde düzenleme ihtiva etmektedir.
Somut olayda; şikayetçi Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2017/422 E. 2017/1104 K. sayılı dosyasında taraf olmadığından söz konusu karar şikayetçi bakımından kesin hüküm teşkil etmez.
Diğer taraftan 11.04.2018 tarihli ek karar tensip tutanağı, 15.11.2017 tarihli sıra cetveli ile uyumlu değildir.
TMK’nun 851. ve 881. maddelerinde ifadesini bulan muhtemel bir alacağın teminatı olarak tesis edilen üst sınır (limit) ipoteğinde, borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan, taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlandırılmıştır. TMK’nun 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının, bu limiti aşması mümkün değildir. (HGK. 24.05.1989 tarih, 1989/11-294 E, 1989/378 K).
Y.8 HD.nin 2012/7005 E. 2012/7785 K. sayılı emsal içtihadın da; “üst sınır ipoteğinin; ana borç, faiz ve icra takip giderleri (harçta dahil) olmak üzere tüm ferileriyle birlikte üst sınırı aşmamak üzere borçtan sorumlu olduğu ve limiti (üst sınırı) aşar şekilde tahsilat yapılamayacağı” belirtilmiştir.
Yine Y. 23. HD.nin 2016/5059 E. 2017/1980 K. sayılı emsal içtihadında “ şikayetçinin ipoteğinin, üst sınır ipoteği olduğu, ipotek veren ipotek verdiği 300.000,00 TL’lik kısımdan sorumlu olup alacaklının alacak, faiz, masraf, icra takip giderleri(harçta dahil) vb. istemleri bu miktarı aşamayacağı, alacaklı tarafından tahsil edilen bu miktar üzerinden tahsil harcı kesilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı” açıklanmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/b maddesine göre, tahsil harcı, alacağın ödenmesi sırasında yatırılan paradan tahsil edilir.
“Alacaklı , ipotek limiti dışında kalan alacak bölümü için , ancak genel haciz veya genel iflas yolu ile takip yapabilir.”(Yargıtay Üyesi Mahmut Coşkun- Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli-syf ; 445)
Somut olayda; takibe konu ipotek, limit ipoteği olup ipotek limiti 1.300.000,00 TL dir.İpotek veren ipotek verdiği 1.300.000,00 TL’lik kısımdan sorumlu olup alacaklının alacak, faiz, masraf, icra takip giderleri(harçta dahil) vb. istemlerinin bu miktarı aşamayacağı, bu miktar üzerinden tahsil harcı alınması gerektiği, tahsil harcı alındıktan sonra artan paranın alacaklıya verilmesi gerektiği, nitekim icra müdürlüğünün 15.11.2017 tarihli sıra cetvelinin de bu ilkeye uygun olduğu, kesin hüküm teşkil ettiği iddia edilen karara ilişkin yargılamada şikayetçinin taraf olmadığı bu nedenle söz konusu ilamın şikayetçi bakımından kesin hüküm teşkil etmediği, anlaşıldığından icra müdürlüğünün karar tarihi itibariyle (11/04/2018 ) ve eldeki şikayet tarihi (20.04.2018) itibariyle henüz iptal edilmeyen 15.11.2017 tarihli sıra cetveline aykırı icra müdürlüğünün 11/04/2018 tarihli ek kararının kaldırılmasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının isabetli olduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce yapılan değerlendirmeler neticesinde; HMK.nın 355.maddesine göre istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde bu hususun resen nazara alınabileceği, somut olayda dosya kapsamı, mevcut delil durumu dikkate alındığında, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan alacaklı (T.İş Bankası AŞ.) vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- İstinaf başvurusunda bulunan alacaklı (T.İş Bankası AŞ.) vekilinin Adana 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/45 E. 2018/22 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 44,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 35,90 TL’nin mahsubu ile bakiye 8,50 TL harcın alacaklı (T.İş Bankası AŞ.)’dan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, istinaf eden üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Kararın taraflara TEBLİĞİNE,
5-HMK.nun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK ‘nun 361 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 01/10/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.