5 Mart 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

TAKİBİN DURDURULMASININ İHTİYATİ HACZE ETKİSİ

İİK.’nun 264. maddesindeki ihtiyati haczi yaptıran alacaklının yedi gün içerisinde takip talebinde bulunmaya veya dava açmaya mecbur olduğuna ilişkin hükümden de anlaşılacağı üzere; ihtiyati haciz ile icra takibi ayrı ayrı düzenlemeler olup, ayrı ayrı hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle ihtiyati haciz kararı, icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce ya da sonra uygulanan ve HMK.’nun 389. ve izleyen maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir benzeri bir işlem olduğundan bir takip muamelesi sayılamaz. Dolayısıyla, ihtiyati haciz kararına istinaden ihtiyati haciz uygulanması, genel anlamda bir takip işlemi olmayıp, niteliği itibariyle tedbir vasfında bulunduğundan, icra takibinin durdurulması ihtiyati haczin infazına mani teşkil etmez.

12. Hukuk Dairesi         2018/14139 E.  ,  2019/17972 K.

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında 22.09.2017 tarihinde başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde, örnek…. numaralı ödeme emrinin borçluya 26.09.2017 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklı vekilinin talebi üzerine … 15.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1040 D. İş sayılı dosyasında 06.10.2017 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, borçlunun yedi günlük yasal süre dolmadan 02.10.2017 tarihinde icra dairesinde borca itirazı üzerine icra müdürlüğünce borca itiraz dilekçesi hakkında ödeme emri tebligat parçası döndüğünde karar verilmesine karar verildiği ve alacaklı vekilinin … 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin anılan ihtiyati haciz kararının infazı isteğiyle 10.10.2017 tarihinde icra dairesine yaptığı başvuru sonucu borçlunun taşınmazları ile banka hesapları üzerine ihtiyati haciz uygulanmasını talep ettiği, borçlunun icra mahkemesine başvurarak, süresinde yapılan borca itiraz üzerine takibin durdurulmuş olmasına rağmen konulan ihtiyati hacizlerin hükümsüz olduğunu belirterek hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece, takibin durdurulmuş olması nedeniyle dosyada hiçbir işlem yapılamayacağı, durdurmadan sonra sunulan ihtiyati haciz kararı gereğince haciz yapılmasının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile takibin durmasından sonra hacze yönelik yapılan işlemlerin iptaline hacizlerin fekkine karar verildiği, karara karşı alacaklı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi….Hukuk Dairesi’nin 17.07.2018 tarihli ve 2018/1066 E. – 2018/1894 K. sayılı ilamı ile alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İhtiyati haciz; İİK.’nun 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş alacaklar ile muayyen ikametgahı bulunmayan ya da mal kaçıran borçlular için vadesi gelmemiş alacakları temin bakımından borçlunun malları ve hakları üzerine konulan tedbir niteliğinde bir işlemdir. Diğer taraftan, İİK.’nun 264. maddesindeki ihtiyati haczi yaptıran alacaklının yedi gün içerisinde takip talebinde bulunmaya veya dava açmaya mecbur olduğuna ilişkin hükümden de anlaşılacağı üzere; ihtiyati haciz ile icra takibi ayrı ayrı düzenlemeler olup, ayrı ayrı hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle ihtiyati haciz kararı, icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce ya da
sonra uygulanan ve HMK.’nun 389. ve izleyen maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir benzeri bir işlem olduğundan bir takip muamelesi sayılamaz. Dolayısıyla, ihtiyati haciz kararına istinaden ihtiyati haciz uygulanması, genel anlamda bir takip işlemi olmayıp, niteliği itibariyle tedbir vasfında bulunduğundan, icra takibinin durdurulması ihtiyati haczin infazına mani teşkil etmez.
O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi ile istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesi’nin 17.07.2018 tarih ve 2018/1066 E. – 1894 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, … 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 04.12.2017 tarih ve 2017/1173 E. – 2017/948 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 17.12.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.