28 Mayıs 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

Bazı alacak kalemlerinin kesinleşmeden takibe konulamayacak olması, bundan bağımsız diğer alacak kalemlerini etkilemez

Bilindiği üzere aynı davada birden çok istem yer alabilir. Bu istemlerin bazısının kesinleşmeden takibe konulamayacak olması, bundan bağımsız diğer alacak kalemlerinin takibine engel değildir. Nitekim alacaklının, lehine hükmedilen alacak kalemlerini takibe koyduğu görülmektedir.Bu durumda, İlamın alacağa ilişkin bölümünün kesinleşmeden takibe konulmasında bir usulsüzlük yoktur.Mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.

T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

ESAS NO : 2010/20007
KARAR NO : 2010/31826 Y A R G I T A Y İ L A M I

* * ** **** *** * *** **** ** *** *** ** ** *** *** ** ***** * ****** ** **** *** *** *** Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekili, takip konusu ilamın taşınmazın aynına İlişkin olduğunu, kesinleşmeden takip konusu edilemeyeceğini ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, takip konusu ilamın gayrimenkulun aynına ilişkin olduğu ve kesinleşmeden takip konusu edilemeyeceği gerekçesiyle talebin kabulüne karar verilmiştir.
Takip konusu ilam incelendiğinde; borçluların sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiklerini ve dairelerin kendilerine teslim edildiğini ancak tapularının verilmediğinden bahisle gayrimenkul tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini talep ettikleri, alacaklının da karşı dava olarak, borçluların ödemeleri gereken bedelleri ödemediklerinden tapuları talep edemeyeceklerini ve inşaat yapımı nedeniyle ödemeleri gereken bedelleri talep ettiği, mahkemece borçluların tapu iptal ve tescil davalarının reddine, alacaklının alacak davasının kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere aynı davada birden çok istem yer alabilir. Bu istemlerin bazısının kesinleşmeden takibe konulamayacak olması, bundan bağımsız diğer alacak kalemlerinin takibine engel değildir. Nitekim alacaklının, lehine hükmedilen alacak kalemlerini takibe koyduğu görülmektedir.Bu durumda, İlamın alacağa ilişkin bölümünün kesinleşmeden takibe konulmasında bir usulsüzlük yoktur.Mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.