17 Şubat 2026

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

DOSYA ALACAĞINA HACİZ, HARİCEN TAHSİL VE TARAFSIZLIK İLKESİ

(Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Kararları Işığında Uygulama ve Eleştirel Değerlendirme)

1. GİRİŞ

İcra hukukunda dosya alacağına haciz, alacaklının alacağını güvence altına alan etkili bir takip aracıdır. Ancak bu kurumun yanlış veya eksik uygulanması hâlinde, borçlu bakımından çifte ifa, üçüncü kişiler bakımından hukuki belirsizlik, icra müdürlüğü bakımından ise tarafsızlık ilkesinin zedelenmesi gibi ciddi sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.

Bu çalışma; Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları, Anayasal güvenceler ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde, dosya alacağına haciz bulunan hâllerde haricen tahsil, feragat ve vazgeçme taleplerinin hukuki geçerliliğini uygulama merkezli ve eleştirel bir bakışla ele almaktadır.

2. DOSYA ALACAĞINA HACİZ VE TASARRUF YETKİSİNİN SINIRLANMASI

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin;

  • 2012/5505 E., 2012/22696 K.
  • 2022/8458 E., 2023/1183 K.

sayılı kararlarında açıkça vurgulandığı üzere:

“Dosya alacağı üzerine haciz konulmakla birlikte, alacaklının bu alacak üzerindeki tasarruf yetkisi sınırlandırılmış olur. Bu durumda alacaklı veya vekili tarafından haricen tahsil, feragat veya vazgeçme taleplerinde bulunulamaz.”

Bu içtihat uyarınca;

  • Haciz, icra müdürlüğünce kabul edilip tutanağa geçirildiği anda doğar,
  • Haciz müzekkeresinin gönderilmesi veya fiilen uygulanması haczin geçerlilik şartı değildir,
  • Sonradan yapılan feragat veya vazgeçme işlemleri, haciz alacaklısı yönünden hüküm doğurmaz.

Dolayısıyla dosya alacağına haciz varken yapılan feragat veya dosya kapatma işlemleri hukuken geçersizdir.

3. HARİCEN TAHSİL KAVRAMI VE SINIRLARI

İcra dosyalarının haricen tahsil nedeniyle kapatılması, borcun Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen ifa yolları ile sona ermesi hâlinde mümkündür.

TBK m. 131–139 hükümleri uyarınca borç;

  • İfa,
  • İbra,
  • Yenileme,
  • Takas,
  • Birleşme

şekilleriyle sona erebilir. Ancak bu sona ermenin icra dosyasına yansıması, yalnızca borçlu–alacaklı arasındaki iradeyle değil, icra hukuku kurallarıyla mümkündür.

Dosya alacağına haciz konulmuş bir dosyada;

  • Haricen tahsil beyanı,
  • Takipten vazgeçme,
  • Alacaktan feragat

haciz alacaklısının açık rızası veya kanuni prosedürler işletilmeden hukuki sonuç doğurmaz.

4. İİK m. 89 VE 120: KANUN KOYUCUNUN BİLİNÇLİ TERCİHİ

Kanun koyucu, borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczinde özenli ve aşamalı bir sistem öngörmüştür.

4.1. İİK m. 89 – Haciz İhbarnamesi Sistemi

İİK m. 89;

  • Üçüncü kişiyi icra tehdidinden korur,
  • Borcun kime ödeneceğini netleştirir,
  • Üç aşamalı ihtar sistemiyle itiraz ve savunma hakkını güvence altına alır.

Bu prosedür işletilmeden;

  • Borçlunun haricen yaptığı ödeme yok sayılamaz,
  • Üçüncü kişi veya borçlu, doğrudan sorumlu tutulamaz.

4.2. İİK m. 120 – Alacaklıya Yetki Verilmesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2015/12762 E., 2015/25154 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere;

“Alacaklı, dosya alacağının haczinden itibaren 6 ay içinde İİK m. 120/2 uyarınca yetki talep etmezse, haciz İİK m. 110 gereği düşer.”

Bu düzenleme, pasif hacizlerle borçlu ve üçüncü kişilerin süresiz baskı altında tutulmasını önlemek amacı taşır.

5. ANAYASAL BOYUT: HAK ARAMA VE HUKUKİ GÜVENLİK

İİK uygulamaları, Anayasa’dan bağımsız düşünülemez.

  • Anayasa m. 36/1: Hak arama hürriyeti
  • Anayasa m. 40/2: Kanun yollarının ve sürelerin bildirilmesi zorunluluğu

Bu hükümler gereğince;

  • Borçluya muhtıra gönderilmeden,
  • İİK m. 89 haciz ihbarnamesi düzenlenmeden,
  • Hangi sürede nereye başvuracağı bildirilmeden

haricen yapılan ifanın yok sayılması, açık bir hak ihlalidir.

6. İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN TARAFSIZLIK VE TALEPLE BAĞLILIK YÜKÜMLÜLÜĞÜ

6100 sayılı HMK m. 26 uyarınca icra müdürlüğü;

  • Taleple bağlıdır,
  • Taraflardan birinin yerine geçerek işlem tesis edemez,
  • Borcunu ödeyen borçluyu, alacaklının talebiyle ikinci kez ifaya zorlayamaz.

Haricen ödeme yapmış borçluya rağmen, dosyanın sırf haciz alacaklısının talebiyle yeniden açılması;

  • İcra müdürünün tarafsızlığını zedeler,
  • Cebri icra tehdidini hukuka aykırı şekilde genişletir,
  • İİK’nın amacına ve Anayasal güvenceye aykırılık oluşturur.

7. SONUÇ VE UYGULAMAYA YÖNELİK ELEŞTİRİ

Dosya alacağına haciz, sınırsız ve otomatik bir üstünlük aracı değildir. Kanun koyucu;

  • İİK m. 89 ile usul,
  • İİK m. 120 ile süre,
  • Anayasa ile sınır

çizmiştir.

Bu sınırlar gözetilmeksizin;

  • Haricen ifaların yok sayılması,
  • Borçlunun ikinci kez ödeme tehdidi altına sokulması,
  • İcra müdürlüğünün alacaklı lehine pozisyon alması

hukuk devleti ilkesine zarar verir.

İcra müdürlüklerinin görevi; alacaklıyı korumak kadar, borçluyu ve üçüncü kişileri de hukuki güvenlik içinde tutmaktır. Aksi yaklaşım, İİK m. 16 kapsamında kaçınılmaz şikâyet ve iptal sonuçlarını doğuracaktır.


Yazar: Ali Tat
Hukukçu – Eğitimciile karar verildi.