İCRA TAKİP DOSYALARININ BİRLEŞTİRİLMESİ
Yazar : Ali TAT Hukukçu-Eğitimci İcra Müdürü
Alacaklı vekilinin, ……… Esas sayılı dosya ile ……… Esas sayılı icra takip dosyalarının birleştirilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Talep ve dosya kapsamı birlikte incelendi;
Türk hukuk sisteminde davaların birleştirilmesine ilişkin düzenleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesinde yer almakta ise de, icra takip dosyalarının birleştirilmesine ilişkin olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği görülmüştür.
Kanun koyucu tarafından, genel nitelikteki HMK’ya karşılık daha özel nitelikte olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda, icra takip dosyalarının birleştirilmesine imkân tanıyan bir hükme bilinçli olarak yer verilmediği; bu durumun, icra hukukunun kendine özgü yapısı ve takip hukukunun özelliklerinden kaynaklandığı değerlendirilmiştir.
Nitekim, satış bedelinin tüm alacakları karşılamaması hâlinde; icra takip dosyalarının tarafları ve alacağın esası aynı olsa dahi, her bir dosya bakımından alacağın türü, takip tarihi, kesinleşme tarihi, haciz tarihi ve hukuki mahiyeti ayrı ayrı değerlendirilerek İcra ve İflas Kanunu’nun 140., 141. ve 206. maddeleri uyarınca sıra cetveli düzenlenmesi gerektiği hususu yerleşik uygulama ve yargı kararlarıyla kabul edilmiştir.
Sıra cetveline ilişkin olarak;
– sıraya yönelik uyuşmazlıklar bakımından İcra Hukuk Mahkemelerinde,
– alacağın esasına ilişkin uyuşmazlıklar bakımından ise Genel Mahkemelerde dava açılabileceği,
bu davaların da her bir icra takip dosyasına özgü olarak ayrı ayrı açılmasının mümkün olduğu gözetilmiştir.
Kaldı ki, her bir icra takip dosyasında; ipotek, rehin, haciz, takip tarihi, kesinleşme durumu ve alacağın esası gibi unsurların kendi içinde değerlendirilmesi zorunlu olup, icra takip dosyalarının birleştirilmesi hâlinde kanunun öngördüğü sıra cetveli ve alacakların öncelik sisteminin dolanılması sonucunun doğabileceği, bu nedenle kanun koyucunun kanuna karşı hileyi önlemek amacıyla icra takip dosyalarının birleştirilmesine ilişkin bir düzenleme yapmadığı kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla; daha özel nitelikte olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 140., 141. ve 206. maddeleri karşısında, genel nitelikteki HMK’nın 166. maddesinin icra takip dosyaları bakımından uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan; alacaklı vekilinin daha önce de 2019/1222 ve 2019/1217 Esas sayılı dosyaların birleştirilmesine yönelik talebinin, 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/120 Esas sayılı kararı ile reddedildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle;
KARAR :
- Alacaklı tarafın icra takip dosyalarının birleştirilmesine yönelik gerekçesiz talebinin REDDİNE,
- İşbu karara karşı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca İcra Hukuk Mahkemesi Hakimliğine şikâyet yolunun açık olduğunun ihtarına,
karar verildi.
T.C.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1. İCRA HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/120 Esas
KARAR NO : 2020/174
DAİRE NO :….. 13. İcra Müd. 2019/1222 Esas
HAKİM : ………
KATİP : ………
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/04/2020
Evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2019/1222 ve 2019/1217 esas sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını takip neticesinde söz konusu 2019/1217 ve 2019/1222 esas sayılı dosyalara kayden dosyaların birleştirilmesinin talep edildiğini ancak icra müdürlüğü tarafından iş bu taleplerinin reddedildiğini, oysa her iki icra dosyasınında farklı olan tek unsurun alacak miktarları olduğunu, gerek alacaklı gerek borçlu ve gerekse aynı ipoteğin farklı krediler için limit dahilinde takibe konu edildiğini, öte yandan müvekkilinin her iki dosyadan İİK m.150/c gereğince şerh koyduğunu belirterek şikayetin kabulü ile Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2019/1222 esas sayılı dosyasından verilen 19/02/2020 tarihli kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Konya 13. icra müdürlüğünün 2019/1222 ve 2019/1217 esas sayılı dosyaları celp edilip incelenmiştir.
Davanın mahiyeti gereğince İİK.nun 16-18.maddeleri uyarınca duruşma açılmadan evrak üzerinden inceleme yapılmasına karar verilmiştir.
Dava memur işlemini şikayete ilişkindir.
Davacı alacaklı banka tarafından, tarafları ve dayanak belgeleri aynı olan ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin Konya 13. İcra Müdürlüğünün 2019/1222 esas ve 2019/1217 esas sayılı takip dosyalarının birleştirilmesi talep edilmiş, icra müdürlüğünce bu talebin reddine karar verilmiştir.
İİK’da takiplerin birleştirilmesi hususunda bir düzenleme bulanmamakta olup, takip türünün ve taraflarının aynı olmasının icra dosyalarının birleştirilmesi için gerekli hukuki ve fiili irtibat sağlandığı anlamına gelmeyeceği, birleştirmek işleminin zorunluluk olmayıp, takipler birleştirilmiş olunca dahi her takibin kendi içinde müstekil olma özelliğini koruyacağı ve ayrıca fayda görülmesi halinde ihtiyari olmakla, talebin kabulü halinde İİK’nun 100.maddesinde düzenlenen hacze iştirak derecelerinin teşkilinde sorunlar çıkabileceği ve diğer alacaklıların etkilenebileceği, bu kapsamda takip dosyalarının birleştirilmesinde fayda bulunmadığı kanaatine varılarak şikayete konu memur işlemi hukuka uygun olup, davacı takip alacaklısının şikayetinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;
1.Şikayetin REDDİNE,
2.Davacı kurum harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.Artan gider avansının talep halinde davacıya iadesine,
Dair evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere karar verildi.09/04/2020
