21 Şubat 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

İhale yeri düzeltme ilanı hk.

  1. Hukuk Dairesi 2012/33788 E. , 2013/6458 K.

” İhale yeri ile ilgili somut olaydaki değişiklik düzeltme ilanı ile ilgililere duyurulmadığına göre ihalenin belirlenen yerde yapıldığı söylenemez. İhalenin belirlenen yerde yapılmaması İİK.nun 126. maddesine aykırı olduğu gibi ihale yerindeki söz konusu değişiklik talebi ve talibi azaltıcı nitelikte olup ihalenin feshini gerektirir.”

MAHKEMESİ : Gebze İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/09/2012
NUMARASI : 2011/853-2012/705

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun, tarafına usulüne uygun satış günü tebliğ edilmediği ve sair nedenlere dayalı olarak yapılan ihalenin usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 11, Avukatlık Kanunu’nun 41 ve HMK.nun 73, 81, 82, 83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur.
Borçlunun, vekili aracılığıyla Gebze İcra Hukuk Mahkemesi’nin 25.11.2010 tarih ve 2010/784 E., 2010/706 K. sayılı dosyası üzerinden kıymet takdiri raporuna itiraz ettiği ve kararın takip dosyası arasında bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, satış ilanının kıymet takdirine itiraz eden vekile tebliği gerekir. Takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olması, kıymet takdirine itiraz hakkındaki kararın dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında artık borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmaz.
Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre, satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, borçlu vekiline satış ilanının tebliğ edilmemesi de aynı hukuki sonucu doğurur.
Ayrıca, İİK.nun 126. maddesi gereğince, yapılacak ilana, birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat hususları yazılır. Somut olayda, 08.06.2011 tarihli satış kararında, 1. ihalenin 02.08.2011 tarihinde Adliye Sarayı 7. kat yemekhane Gebze adresinde, 2. ihalenin 12.08.2011 tarihinde aynı yerde yapılmasına karar verilmiş, söz konusu karara uygun olarak düzenlenen satış ilanı divanhane, Sabah Gazetesi ve Köy ilan panosunda ilan edilmiştir. Dosya kapsamında bulunan Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31.08.2012 tarihli yazısından, Gebze Adliye Sarayında yeni kurulan mahkemelere yer olmadığından 7. katında
bulunan yemekhanenin 28.06.2011 tarihinde faaliyetine son verilerek Cumhuriyet Savcısı odaları ile İcra Dairelerine tahsis edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle ihale tarihleri olan 02.08.2011 ve 12.08.2011 tarihlerinde 7. katta yemekhane mevcut olmadığından ihale tutanağında belirtilenin aksine yemekhanede ihale yapılması mümkün değildir. Dinlenen tanıklar, ihale günü 7. katta yemekhaneyi sorduklarında bodrum katta olduğunun kendilerine söylendiğini, bodrum kata indiklerinde buranın yemekhane değil kantin olduğunu gördüklerini, adliye girişindeki polis memuruna sorduklarında yemekhanenin adliye dışına taşındığını öğrendiklerini beyan etmişlerdir. İhale yeri ile ilgili somut olaydaki değişiklik düzeltme ilanı ile ilgililere duyurulmadığına göre ihalenin belirlenen yerde yapıldığı söylenemez. İhalenin belirlenen yerde yapılmaması İİK.nun 126. maddesine aykırı olduğu gibi ihale yerindeki söz konusu değişiklik talebi ve talibi azaltıcı nitelikte olup ihalenin feshini gerektirir.
O halde mahkemece, yapılan açıklamalar ışığında, dava konusu olan 585 ve 57 parsel sayılı taşınmazlar yönünden de ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile anılan taşınmazlar yönünden istemin reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.