4 Mart 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

VEKALET SURET HARCINDAN MUAFİYET

  1. Hukuk Dairesi 2019/3297 E. , 2021/1886 K.

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Sivas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.02.2018 tarih ve 2016/1280 E. – 2018/121 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 30.05.2019 tarih ve 2018/831 E. – 2019/714 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 02.03.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait olan dükkanın davalı tarafa devri konusunda tarafların anlaştıklarını, devir karşılığında davalı tarafın müvekkiline 21.11.2011 düzenleme tarihli 90.000,00 TL bedelli senet verdiğini, bu bedelin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine Sivas 2. İcra Müdürlüğünün 2014/12009 Esas sayılı dosyası üzerinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlattıklarını, ancak davalı tarafın söz konusu senedin kambiyo vasfını taşımadığı gerekçesi ile Sivas İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/296 Esas sayılı dava dosyası üzerinden şikayette bulunduğunu, icra hukuk mahkemesince davanın kabulüne, Sivas 2. İcra Müdürlüğünün 2014/1209 esası sayılı dosyasındaki kambiyo senetlerine özgü takibinin iptaline karar verildiğini, davalının şikayetinde müvekkiline borcu olmadığına dair bir beyanda bulunmadığını, sadece senedin kambiyo vasfı taşımadığı gerekçesi ile icra takibinin iptalini istediğini, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu miktara ve senede yönelik bir karar verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’nin 21.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın tanık deliline dayandığını, ancak alacağın miktar itibari ile tanıkla ispatının mümkün olmadığını, kambiyo senedi şartlarını taşımayan belgenin yazılı delil başlangıcı olduğunu, alacağının varlığını başka delillerle ispatlaması gerektiğini, teminat senedi arkasındaki ibarelerden anlaşılacağı üzere işyeri devrinin davacının vazgeçmesi sebebiyle iptal edildiğini, müvekkilinin davacıdan aldığı paraları davacıya iade ettiğini, davacının teminat altına alınan bir alacağının bulunmadığını, davacının elindeki bedelsiz kalan senedi iade etmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın ticari işletmenin satılması veya devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, davacı …’ya ait dükkanın devri konusunda tarafların anlaştıkları, bu devir karşılığında da davalı …’ın davacı tarafa 21.11.2011 düzenleme tarihli 90.000,00 TL bedelli senet verdiği, davaya konu senetin arka yüzünde davalının imzası ile “Türk Telekom Özel İdare Dükkanları No: 4 dükkanın devri ve 54579/1 no’lu abone elektrik borcu karşılığı verdiğim senettir.” şerhinin yer aldığı, davalı vekilinin ibraz ettiği Çepesaş Hukuk Müşaviri imzalı 26.06.2015 tarihli belgede ise, davacı … adına kayıtlı abonelik sözleşmesine ilişkin borcun davalı tarafından ödendiğinin yazılı olduğu, bahse konu senedin davacıya teminat amaçlı verildiği, davalının bu teminata konu elektrik borcunu ödediği, davacının davalıdan alacağı olduğuna dair dosya kapsamında başkaca delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece kurulan hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gibi istinaf nedenleri doğrultusunda hükmün kaldırılmasını gerektirecek usul ve yasaya, dosya içeriğine aykırı bir durum olmadığı kanaatine varılarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’ nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.