4 Mart 2024

icraguncesi.com

İcra Hukukuna dair HERŞEY….

TİCARET SİCİL ADRESİNE GÖNDERİLEN TEBLİGAT İADE EDİLMİŞ İSE TK 35/4 GÖRE TEBLİGAT YAPILIR

Hukuk Genel Kurulu         2017/271 E.  ,  2020/694 K.

18. Bu yasal düzenlenmelerden; ticaret şirketine çıkarılıp bila tebliğ dönen adresin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olduğunun anlaşılması ve ticaret şirketinin bu adresini değiştirmesi hâlinde, yeni adresini ticaret siciline tescil ve ilan ettirmediği takdirde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 4. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2 ve 3. fıkra hükümleri uygulanarak ticaret sicilindeki adrese yapılan tebligatın usulüne uygun olacağı anlaşılmaktadır (Timuçin, M.: Tebligat Hukuku, Ankara 2018, s. 228-232).

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI (BORÇLU) : Bilkom Elektronik Turizm Gıda İnş. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.
DAVALI (ALACAKLI) : T. Vakıflar Bankası T.A.O. vekili Av. …..


1. Taraflar arasındaki “ihalenin feshi” isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, İstanbul Anadolu 3. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen istemin kabulüne ilişkin karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına direnilmiştir.
2. Direnme kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. İNCELEME SÜRECİ
Borçlu İstemi:
4. Borçlu vekili 16.12.2014 tarihli istem dilekçesinde; icra takibinde müvekkiline usulüne uygun hiçbir tebligat yapılmadığını, müvekkilinin takipten ve satıştan haberdar olmadığını, müvekkilinin farklı adreslerine tebligat çıkarıldığını, Ticaret Sicil Müdürlüğünden adres sorulmadan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapıldığını, adres araştırması yapılmaksızın Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ve sair şikâyetlerini ileri sürerek taşınmazın ihalesinin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı Cevabı:
5. Alacaklı vekili 07.01.2015 tarihli cevap dilekçesinde; gerek kıymet takdiri raporu, gerekse satış ilanının borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, borçlu vekilinin şikâyet dilekçesinde belirtmiş olduğu gibi borçlunun adresi dışında başka bir adrese tebligat yapılmasının söz konusu olmadığını, borçlunun Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilen adresine yapılan tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğe çıkarıldığını, ihalenin usulüne uygun yapıldığını savunarak istemin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararı:
6. İstanbul Anadolu 3. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 04.03.2015 tarihli ve 2014/1006 E., 2015/207 K. sayılı kararı ile; borçluya icra emrinin Orhangazi Mahallesi, Saraylar Caddesi, … adresine tebliğ edildiği, kıymet takdir raporunun ise borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, icra emri tebliğ işlemine karşı usulsüz tebliğ şikâyetinde bulunulmadığı, bu durumda icra emri tebliğ edilen adresin Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca bilinen adres olarak kabulünün gerektiği, borçlunun bilinen adresi varken ticaret sicil adresine gönderilen tebligatın bila tebliğ gelmesi nedeni ile aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu, borçluya gönderilen satış ilanının usulsüz tebliğ edilmiş olmasının başlı başına ihalenin feshi nedeni olduğu gerekçesiyle şikâyetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
7. İstanbul Anadolu 3. İcra (Hukuk) Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 20.10.2015 tarihli ve 2015/21381 E., 2015/25134 K. sayılı kararı ile; “…Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
Borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda, diğer sebeplerin yanı sıra satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini istediği, mahkemece, şikâyetin kabulüne hükmedildiği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/4. maddesi uyarınca daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır. Bu durumda anılan maddeye göre tebligat yapılabilmesi için, tebligat yapılan adresin, tebliğ tarihi itibariyle muhatabın ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması zorunludur.
Somut olayda, alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte, kıymet takdir raporunun, borçlunun, icra emrinin tebliğ edildiği adrese gönderildiği ancak tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine, ticaret sicil adresine (Zümrütevler Mah. … Maltepe/İstanbul) tebligat çıkarıldığı, bu adrese de yapılan tebligatın bila tebliğ döndüğü, bunun üzerine, kıymet takdir raporunun, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği akabinde talimat yoluyla taşınmazın satış işlemlerinin yapıldığı, talimat icra müdürlüğünce, ticaret sicil adresine gönderilen satış ilanı tebligatının, bila tebliğ dönmesi üzerine, aynı adrese, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapıldığı görülmüştür.
Bu durumda, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine yapılan tebligat, yukarıda açıklanan yasa hükmüne uygun olup geçerlidir.
O hâlde mahkemece, borçlunun sair ihalenin feshi sebeplerinin incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, satış ilanı tebliğinin usulsüz yapıldığından bahisle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
9. İstanbul Anadolu 3. İcra (Hukuk) Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/887 E., 2016/351 K. sayılı kararı ile; borçlunun ticaret sicilindeki adresinden farklı olan Orhangazi Mahallesi, …Kartal adresine gönderilen icra emri tebliğine karşı usulsüz tebliğ şikâyetinde bulunmadığı, borçlunun kabulünde olan bu tebliğ işleminin mahkemece re’sen usulsüz olup olmadığının incelenemeyeceği, takipte icra emri tebliğ işleminden sonra kıymet taktir raporunun aynı adrese gönderildiği ancak bila iade döndüğü, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 2 ve 3 (4). fıkraları birlikte yorumlandığında tüzel kişilerde öncelikle bilinen adrese tebligat yapılacağı, bu tebligatın iade gelmesi hâlinde resmî adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapılacağı sonucuna ulaşıldığı, ancak muhataba tebligat yapıldıktan sonra adres değişikliğini bildirmezse daha önce tebligat yapılan adrese çıkartılan tebligatın yapılamaması hâlinde resmî kurumlardaki adresinin baz alınamayacağı, borçlunun daha önce iade gelen tebligat adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligatın yapılması gerektiği gerekçeleriyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
10. Direnme kararı süresi içinde alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.


II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; şikâyetçi borçlu şirketin “Orhantepe Mah., … Cevizli Kartal/İstanbul” adresine yapılan icra emri tebliğinden sonra aynı adrese çıkarılan kıymet takdir raporuna ilişkin tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine ticaret sicilinde kayıtlı “Zümrütevler Mah. … Maltepe/İstanbul” adresine çıkarılan kıymet takdir raporuna ilişkin tebligatın da bila tebliğ iade edilmesi durumunda borçlu şirketin daha önce tebligat yapılan “Orhantepe Mah., … Cevizli Kartal/İstanbul” adresine mi yoksa ticaret sicilinde kayıtlı olan “Zümrütevler Mah. … Maltepe/İstanbul” adresine mi 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat çıkarılması gerektiği, burada varılacak sonuca göre borçlu şirkete yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulüne uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

III. GEREKÇE
12. İcra ve İflas Kanunu (İİK)’nun 127. maddesi uyarınca satış ilanının bir suretinin borçluya tebliğ edilmesi zorunludur. Aynı Kanunun 21. maddesinin 1. fıkrası ile 57. maddesinin 1. fıkrasına göre icra işlerinde tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine ve göre yapılır.
13. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi; “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.
(Değişik fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
(Değişik: 19/3/2003-4829/11 md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.
(Ek : 6/6/1985-3220/12 md.; Değişik fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.
(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/9 md.) Daha önce yurt dışındaki adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşı, yurt dışı adresini değiştirir ve bunu tebliğ çıkaran mercie bildirmez, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresi tespit edilemezse, bu kişinin yurt dışında daha önce tebligat yapılan adresine Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğunca 25/a maddesine göre gönderilen bildirimin adrese ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra tebligat yapılmış sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
14. Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 1. fıkrası gerçek kişi muhatap ile ilgili olup, eski adrese tebliğ yapılabilme şartları 2 ve 3. fıkralarda gösterilmiştir. Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 4. fıkrası ise tüzel kişi muhatap ile ilgili olup, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile tüzel kişinin yeni adresini kayıtlı olduğu sicile bildirmemesi hâlinde sicilde yazılı olan adresine aynı Kanunun 35. maddesinin 2 ve 3. fıkralarına tebligat göre yapılabileceği belirtilmiştir.
15. 6099 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde yapılan değişikliğin gerekçesinde; “…maddenin dördüncü fıkrası tüzel kişiler bakımından özel ve açık bir düzenleme getirmektedir. Tüzel kişilerin adreslerinin, bir sicil veya resmî kayıtta belirli olması sebebiyle meçhul olmas düşünülemez. Bu çerçevede daha önce kendilerine tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı açıkkça düzenlenmiştir…” açıklamasına yer verilmiştir.

16. Tüzel kişi muhatap yeni adresini kayıtlı olduğu resmî sicile bildirmemiş ise resmî sicildeki adresi bilinen adres olarak kabul edileceği için Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca tebligat bu adrese çıkarılacak, ancak adres değişmiş olduğu için tebliğ evrakı tebliğ edilemeden iade edilecektir. Bu durumda tebliğ evrakının tebliğ edilemediği tüzel kişininin resmî sicildeki adresi Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 4. fıkrasının açık hükmü gereği esas alınarak, aynı maddenin 2. fıkrasına göre tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve kapıya asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese aynı Kanunun 35. maddesinin 3. fıkrasına göre çıkarılan tebligatlar muhataba yapılmış sayılır.
17. Diğer taraftan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 57. maddesinin 4. fıkrası “Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından ana statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.” hükmünü içermektedir.
18. Bu yasal düzenlenmelerden; ticaret şirketine çıkarılıp bila tebliğ dönen adresin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olduğunun anlaşılması ve ticaret şirketinin bu adresini değiştirmesi hâlinde, yeni adresini ticaret siciline tescil ve ilan ettirmediği takdirde Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 4. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2 ve 3. fıkra hükümleri uygulanarak ticaret sicilindeki adrese yapılan tebligatın usulüne uygun olacağı anlaşılmaktadır (Timuçin, M.: Tebligat Hukuku, Ankara 2018, s. 228-232).
19. Hemen belirtilmelidir ki, tebligat ile ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri tamamen şeklidir. Değinilen işlemler, bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemi olmakla, gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak Kanun ve Yönetmelikte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir. Bu sebeple tebligatın usul yasaları ile ilişkisi de daima göz önünde tutulmalıdır.
20. Kanun ve Yönetmeliğin amacı tebligatın muhatabına en kısa zamanda ulaşması, konusu ile ilgili olan kişilerin bilgilendirilmesi ve bu hususların belgeye bağlanmasıdır. Hâl böyle olunca, Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin en ufak ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur. Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’te öngörülen şekilde işlem yapılmış olmadıkça tebliğ memuru tarafından yapılan yazılı beyan onun mücerret sözünden ibaret kalır ve dolayısıyla belgelendirilmiş sayılmaz. Nitekim, Kanunun ve Yönetmeliğin belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı yerleşik yargısal içtihatlarda da açıkça vurgulanmıştır.
21. Somut olayda; 01.03.2011 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde borçlu şirketin adresinin Orhantepe Mahallesi, Saraylar Caddesi, … Cevizli Kartal/İstanbul adresine nakledildiğinin ilan edildiği, 15.05.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde borçlu şirketin adresinin Zümrütevler Mahallesi, … Maltepe/İstanbul adresine nakledildiğinin ilan edildiği, borçlunun takip talebinde gösterilen Orhantepe Mah., … Cevizli Kartal/İstanbul adresine çıkarılan icra emri tebligatının “Gösterilen adrese gidildi. Çalışanlar tarafından imzadan imtina edilerek Mahalle Muhtarına tebliğ yapılarak komşusu isim vermekten kaçınan haber verilerek 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırıldı” şerhiyle 20.05.2013 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğ işleminin usulsüz olduğu yönünde borçlu şirket tarafından icra mahkemesine bir şikâyette bulunulmadığı, borçlu şirketin aynı adresine çıkarılan kıymet takdir raporuna ilişkin tebligatın “adresinden ayrılmış olup yeni adresi bilinmiyor” şerhiyle 01.11.2013 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, alacaklı vekilinin talebiyle borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olan “Zümrütevler Mah. … Maltepe/İstanbul” adresine çıkarılan kıymet takdir raporuna ilişkin tebligatın “adı geçen şirket adresten adres bırakmadan ayrılmıştır” şerhiyle 03.05.2014 tarihinde bila tebliğ iade edilmesi üzerine alacaklı vekilinin talebiyle aynı adrese çıkarılan kıymet takdir raporu tebligatının Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 04.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, İstanbul 10. İcra Dairesinin 2013/2325 E. sayılı asıl icra dosyasından İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesinin 2013/776 talimat sayılı dosyasına gönderilen satış yapılmasına ilişkin 19.08.2014 tarihli talimat tutanağında şikâyetçi borçlu şirketin adresinin ticaret sicilinde kayıtlı olan “Zümrütevler Mah. … Maltepe/İstanbul” olarak gösterildiği ve tebligatların bila dönmesi hâlinde beklenilmeksizin Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre satış ilanının tebliğ edilmesi hususunun belirtildiği, talimat dosyasında borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olan “Zümrütevler Mah. … Maltepe/İstanbul” adresine çıkarılan satış ilanı tebligatının “şirketin belirtilen adresten taşındığı adreste bulunan … imzalı beyanından anlaşıldığından tebliğ evrakı çıkış mercine iade” şerhiyle 25.09.2014 tarihinde bila tebliğ iade edilmesi üzerine aynı adrese çıkarılan satış ilanı tebligatının Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 20.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
22. Şu hâle göre borçlu şirketin tebligatın çıkarıldığı tarih itibariyle ticaret sicilinde kayıtlı olan “Zümrütevler Mah. … Maltepe/İstanbul” adresine satış ilanının bila tebliğ iade edilmesi üzerine aynı adrese çıkarılan satış ilanı tebliği Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 4. fıkrası ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 57. maddesinin 4. fıkrası uyarınca usulüne uygundur.
23. Ayrıca daha önce borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olan “Zümrütevler Mah. … Maltepe/İstanbul” adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine kıymet takdir raporu Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 04.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği için satş ilanı tebligatının doğrudan borçlu şirketin yukarıda belirtilen ticaret sicil adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 4. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2 ve 3. fıkralarına göre yapılması yeterli iken, söz konusu adrese önce normal tebligat çıkarılıp bila tebliğ iade edildikten sonra Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tebligat yapılması tebliğ işlemini usulsüz hâle getirmez.
24. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, yanılgılı gerekçe ile önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
25. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

IV. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine,
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun’un 29. maddesi ile eklenen geçici 7. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken İİK’nın 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğden itibaren on gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 29.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.